KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4639 E., 2025/3789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2016 Esas, 2024/879 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Dosya numarası
- 2019/24 Esas- 2021/312 Karar
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili, davalı şirket ile davacı müvekkili arasında taşınmazın 841/2400 hissesinin satışı konusunda sözleşme imzalandığını, taşınmazın devri için 1.850.000,00 TL bedel belirlendiğini, söz konusu bedelin 30.01.2018 vadeli 500.000,00 TL bedelli, 28.02.2018 vadeli 500.000,00 TL bedelli 30.03.2018 vadeli 650.000,00 TL bedelli üç adet senet ve 200.000,00 TL nakit ödeme ile ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin vadesi gelmemiş 650.000,00 TL'lik senedin kaybolduğunu fark ettiğini, davalı kooperatifçe ödemenin ...'e yapıldığını, hileli olarak ödenmiş gibi gösterilen ancak ödenmeyen 650.000,00 TL'nin vade tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kooperatif vekili, davacının da zikrettiği gibi taşınmaz satışı sebebiyle davacıya üç adet bono verildiğini, bonoların bedelinin vadesi uyarınca peyder pey ödenerek davacıdan teslim alındığını, ...'in Mart ayı başında bono aslını kooperatife getirerek gösterdiğini, davalı kooperatifin de bonoyu elinde bulunduran aynı zamanda aval veren ...'in yetkili hamil olması sebebiyle ödemeyi yaptığını, borçtan kurtulduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili, uyuşmazlık konusu olan 30.03.2018 vade tarihli 650.000,00 TL bedelli bononun vadesine yaklaşık bir buçuk ay varken davacının toplu paraya ihtiyacı olduğunu beyan ettiğini, bonoda zaten kefil sıfatını taşıdığını, bono bedelini davacıya ödediğini ve ödeme nedeniyle bononun davacı tarafından davalıya iade-teslim edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taşınmazın 841/2400 hissesinin satışı karşılığı aldığı senet bedelinin davalı borçlu kooperatif tarafından senet aslını kendilerine ibraz eden senet avalistine ödendiğinin sabit olduğu, davalı kooperatifin ödemeye ilişkin ağır kusurunun veya hilesinin ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4639, K. 2025/3789, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama