KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4704 E., 2025/2863 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/493 Esas, 2024/287 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- Sayısı
- 2013/144 E., 2019/62 K.
Karar Metni
740 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile ... A.Ş. Gaziantep Şubesi arasında 27.04.1995 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklı borcun ödenmesi hususunda asıl borçlu ve kefillere hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, ... A.Ş'nin 28.12.2001 tarihinde bu dosya alacağını alacak temlik sözleşmeleri ile ... Mevduatı Sigorta Fonu'na (...) temlik ettiğini, davacı şirketin ...'den devir ve temlik aldığı alacakların fon alacağı niteliği taşıdığını, borcun ödenmemesi üzerine davalı borçlu hakkında başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takip alacağının %20'sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep edilmiştir.
II. CEVAPşş
Daval vekili cevap dilekçesinde; borcun zamanaşımına uğradığını, asıl alacağın ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişilerce özellikle hesap kat tarihinin 03.12.1998 yılı olması nedeniyle bu tarihte ekonomide yaşanan kriz süreci de dikkate alındığında sözleşme uyarınca belirlenen %140 oranında akdi ve %190 oranında temerrüt faizi uygulandığı, bu kriterler üzerinden yapılan hesaplama sonucu davacının 62.845,67 TL asıl alacak, 523,71 TL işlemiş akdi faiz, 748.989,87 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere takip tarihi itibariyle davacının toplam alacağının 812.359,25 TL olarak belirlendiği,
takip talebinde işlemiş faiz üzerinden Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (...) talebinde bulunulmadığı, itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğundan, davacı vekilinin işlemiş faiz üzerinden ... talebinin kabul edilmediği,
davacı vekilinin 06.05.2016 tarihli talep sonucunu açıklar nitelikteki dilekçesindeki asıl alacak ve faiz talebi ile bağlı kalınarak takip talebinde, %5 ...'nin takip tarihinden sonraki faiz tutarı üzerinden talep edilmiş olmasının da dikkate alındığı gerekçesiyle Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2012/1110 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 62.845,67 TL asıl alacak, 677.492,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 740.338,65 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %190 oranında temerrüt faizi ve faiz tutarı üzerinden %5 ... uygulanmasına,
fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmolunan alacağın %20'si olan 148.067,73.TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının sorumlu olduğu miktarın ve faiz oranlarının dosya kapsamına, sözleşmeye usul ve yasaya uygun olarak hesaplandığı, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğu,
davacının takip talebinde asıl alacak, birikmiş faiz ve masraf olmak üzere üç kalem alacak talep ettiği, Mahkemece bu üç kalem dışında takip talebinde yer almayan takip öncesi işlemiş faiz üzerinden ... talebi yönünden hüküm kurulamayacağı, bu nedenle davacının takip öncesi işlemiş faiz üzerinden ... talebinin reddine karar verilmiş olmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı alacağının bankacılık işleminden kaynaklanması karşısında 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140 ve 143. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ... yönetimi şirketinin harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde istinaf karar ve ilam harcından sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu yönden bozulması gerekmişse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4704, K. 2025/2863, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama