KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4868 E., 2025/3054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/551 Esas, 2024/745 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/26 E., 2021/460 K.
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait tasarıma dayalı olarak yaptıkları, davalı şirketin tasarım başvurusuna itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini oysa dava konusu tasarımın müvekkilinin itirazına mesnet tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını, müvekkilinin mesnet tasarımlarına ilişkin ürünlerini tasarımların tecil edildiği tarihten beri "bellona.com" adli internet sitesinde satışa sunduğunu, davalı şirketin kötüniyetli olduğunu, dava konusu tasarımını tescilinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek YİDK’in 2019/T-960 sayılı kararının iptaline, 2019 03360-2 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tasarım ile davacının itirazına mesnet tasarımı arasında çok büyük farklılıkların bulunduğunu, bilgilenmiş kullanıcılar nezdinde, başvuru konusu tasarımının genel izleniminin farklı olduğunu, dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici niteliklerini taşıdığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konusu tasarımlar görsel olarak incelendiğinde, dava konusu davalı tasarıma konu kanepenin, davacının mesnet tasarımından farklı olduğu, bu hususların görsellik açısından bilgilenmiş kullanıcıya bu ürünlerin farklı tasarımlar izlenimi verdiğinden dava konusu YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirket tasarım başvurusunun, davacının itirazına mesnet tasarımları karşısında yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığı iddiasına dayanan YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tescil için başvurusu yapılan endüstriyel tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre YİDK kararı iptali ile endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 55. maddesinde düzenlendiği üzere tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Aynı Kanun'un 56. maddesinde ise tasarımın yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiştir.
Tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığının belirlenmesinde uzman bilirkişilerden görüş alınması gerekmekte olup tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı hakimin hukuk bilgisi ile çözebileceği bir problem değildir. Nitekim mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı belirlenmiştir.
Mahkemece bilirkişilerin tespitinin yeterli görülmemesi halinde başka bir bilirkişi kurulundan rapor alınması, alınacak bu raporun, ilk raporla çelişki oluşturması halinde yeni bir bilirkişi kurulundan çelişkinin giderilmesi için rapor alınması ve yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4868, K. 2025/3054, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama