KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4872 E., 2025/2749 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2008/327 E., 2009/368 K.
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; dava konusu 173 ada 12 parsel sayılı taşınmazda ortaklığın öncelikle aynen taksim, mümkün olmazsa satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda bir kısım paydaşların payını satın aldığını, davacının payını da satın almak istediğini, davanın yersiz olduğunu belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece; davanın bir kısım davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davanın davalı ... yönünden kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; dosyada son işlem tarihinin üzerinden 10 yıl geçtiğini, ilâm zamanaşımının oluştuğunu, kararın infaz edilemez duruma geldiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Yargılamaya ilişkin hüküm, Mahkemece 17.08.2009 tarihinde tesis edilmiş olmasına rağmen davanın taraflarına gerekçeli kararın 07.07.2020 ve sonrasında tebliğ edildiği görülmüş olup, temyiz yoluna başvuran davacıya da ilgili Mahkeme kararı, 07.07.2020 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm, davacı tarafından 14.07.2020 tarihinde temyiz edilerek zamanaşımı def'inde bulunulmuştur.
4. Mahkeme ilâmları, verilmesi tarihinden itibaren 10 yıl içinde karşı tarafa tebliğ edilmezse zamanaşımına uğrar (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu md. 39/1). İlâm, hükmün verilmesi tarihinden itibaren 10 yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra, borçluya tebliğ edilirse, borçlu, süresi içinde temyiz yoluna başvurarak hükmün yalnız ilâmın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir. Eldeki davaya ait ilâm, taşınmazın aynına ilişkin olmayıp zamanaşımına tâbidir. Tüm bu nedenlerle ilâm zamanaşımına uğradığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4872, K. 2025/2749, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama