KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4873 E., 2025/3157 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/660 Esas, 2024/946 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/352 E., 2021/80 K.
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının “mikafungus” ibareli başvurusunun “micafungin” ibareli Uluslararası Mülkiyetsiz İsimler (INN) ismi ile üst düzey benzerlik teşkil ettiği gerekçesiyle Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-b ve c bentleri uyarınca reddedildiğini, bu karara karşı yaptığı itirazının da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddine karar verildiğini, oysa uygulamada “INN” isimlerinin üzerinden değişiklikler yapılarak marka oluşturulmasının çok yaygın olduğunu, müvekkili başvurusunun da yeterli farklılığı taşıdığını,
tüketicinin bu farkı rahatlıkla algılayabileceğini, "INN" kökünden yararlanılmasının "INN" kökünün marka olarak alınması anlamına gelmediğini, ilaç hammaddesinden esinlenilmek suretiyle markaların meydana getirilmesinin alışılmış bir uygulama olduğunu ileri sürerek 2019-M-7865 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilaç emtiası bakımından etken madde veya tedavisi hedeflenen hastalığa doğrudan atıf yapan işaretlerin tanımlayıcı nitelikte görüldüğü ve bu kapsamda koruma kapsamlarının da düşük düzeyde olduğunun kabul edildiği, bu tür işaretler kamu yararı gereğince mülkiyeti kimsenin tekeline bırakılamayacak işaretlerden olduğu, farklı eklerle düşük düzeyde bile olsa somut ayırt edicilik vasfı kazandırılarak herkes tarafından ilaç markası olarak olarak tescil ettirilmelerinin mümkün görüldüğü, somut olayda da dava konusu başvurunun etken madde
kökünden türetilmiş bir işaret olduğu, etken maddeyi oluştan ibareye yakın bir
işitsel, görsel ve kavramsal bir algıya sahip olmakla birlikte işaretin son
kısmına eklenen harflerle etken madde adından asgari şekilde uzaklaşmayı
sağladığı, bu itibarla dava konusu başvurunun SMK'nın 5/1-b ve c bentleri uyarınca tescili engeli bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4873, K. 2025/3157, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama