KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4872 E., 2025/2940 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/714 Esas, 2024/915 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/268 E., 2021/426 K.
Karar Metni
751 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "..." ibareli tescilli markaların ve marka başvurularının bulunduğunu, davalının ise 2019/113475 sayılı "... 1949 gurme" ibareli markanın sahibi olduğunu, müvekkili markaları ile davalı adına tescilli marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleştiğini, aynı zamanda söz konusu markanın davalı adına tescilli olmasının haksız rekabet yol açtığını, davalı Şirketin marka tescil başvurusunda kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2019/113475 sayılı markanın 43. sınıfta yer alan hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap süresinden sonra sunduğu dilekçesinde; müvekkilinin "..." unsurlu çok sayıda seri markanın sahibi olduğunu, davanın kötüniyetli olarak açıldığını, davacının, müvekkili markasının tanınmışlığından yararlanmak istediğini, davacının önceki unvanı ile yaptığı marka başvurularının, müvekkilinin itirazı üzerine reddedildiğini, müvekkilinin "..." markaları üzerinde öncelik hakkının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının gerçek hak sahipliği ve müktesep hak savunmasında bulunmasının hukuki mahiyeti itibariyle itiraz değil def'i niteliğinde olduğu, bu nedenle davalının cevap dilekçesi süresinden sonra belirttiği anılan savunmalarına itibar edilmeksizin yargılamanın yürütüldüğü, taraf markalarının kapsamlarındaki dava konusu hizmetlerin ayniyet düzeyinde benzer bulunduğu, markaların esas unsurunun müşterek olarak "..." ibaresi olduğu, davacıya ait 2012/23676, 2013/63732 ve 2019/00397 sayılı markaların dava konusu marka ile benzer şekilde "el yazısı" ile oluşturulduğu,
her ne kadar dava konusu marka ile davacıya ait söz konusu markaların kaligrafik olarak aynı şekilde dizayn edilmediği kabul edilse de, markaların detaylarını analiz etmeyen ortalama tüketici kesiminin, salt "el yazısı" ile yazılmış bu markalar arasında görsel anlamda ayrıca benzerlik kuracağı, davacıya ait markalarla dava konusu marka arasında, davaya konu 43.sınıfta yer alan hizmetler bakımından SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, dava konusu marka bakımından davacı markalarının tanınmışlık düzeyinden kaynaklı bir tescil engelinin ve tanınmışlık düzeyinden haksız yarar sağlaması,
markanın itibarına zarar vermesi veya ayırt edici karakterini zedelemesi ihtimallerinden birinin söz konusu olmayacağı, davalı yanın kötüniyetli olduğu iddiasının ispatlanamadığı, davacının, davaya konu davalı markasının hükümsüzlüğü istemli davayı açmasının kötüniyet olarak yorumlanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2019/113475 sayılı markanın 43. sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.
Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. ... bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri." bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli dava konusu marka ile davacı adına tescilli "..." asıl unsurlu markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira söz konusu markaların asli unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğu ve davacı markaları karşısında dava konusu markaya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı,
davalının süresi içinde davaya cevap vermediği, dolayısıyla defi niteliğinde olan müktesep hak ve gerçek hak sahipliği savunmalarının mahkemece resen gözetilemeyeceği, bunun dışında davacı adına tescilli markaların tescillerinin kötüniyetli olduğu hususunun bu davada tartışılamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4872, K. 2025/2940, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama