KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4957 E., 2025/3113 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/441 Esas, 2024/820 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/111 E., 2021/384 K.
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2019/86817 sayılı "MD ..." ibareli marka başvurusuna, müvekkilince adına tescilli 2000/14660 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak yapılan itirazın nihai olarak reddedildiğini, markaların ve emtiaların aynı olduğunu, müvekkili markasının tanınmış marka niteliği taşıdığını, başvurunun tescili halinde davalının haksız kazanç sağlayacağını, başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline ve markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının, itirazına mesnet markasını kullandığını ispat edemediğini, tanınmış markaya dayanarak bir başvurunun reddedilmesi için kanunda aranan koşulların somut olayda sağlanmadığını, davalının kötüniyetli olduğuna ilişkin ispata yarayan somut bir delilin sunulmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile YİDK kararının iptali talebi yönünden; davalının kullanım ispatı talebi karşısında davacının marka işlem dosyası içerisinde başvuru tarihinden önce yoğun, ciddi ve pazar payı yaratmaya elverişli kullanımını ispata yarayan yeterli delilin bulunmadığı, dolayısıyla YİDK kararının yerinde olduğu, hükümsüzlük talebi yönünden ise davalının başvuru kapsamında yer alan 29, 30. ve 32. sınıf mallar ile davacının mesnet markasındaki malların aynı, aynı tür ve benzer bulunduğu, taraf marka işaretleri arasında benzerlik olduğu,
bu sebeple taraf markaları arasında ilişkilendirme de dâhil olmak üzere karıştırılma/benzerlik ihtimali bulunduğu, davalının hükümsüzlük davası yönünden kullanmama definde bulunmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu ancak karar tarihi itibariyle de markanın tescil edilmediği, tanınmışlığı ispata yarayan yeterli delilin dosya kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla markanın tanınmış olmadığı,
davalı yönünden, davacıyı baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olaya ilişkin delil bulunmadığından davalının kötüniyetli bulunmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine, marka hükümsüzlüğü istemi ile açılan davada ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile marka başvurusuna itiraz aşamasında sunulan delillerle, davacının itirazına mesnet markasının ciddi biçimde kullanıldığının ispat edilemediği, bu itibarla kullanıldığı ispat edilemeyen davacı markasının, SMK'nın 6/1 hükmü kapsamında değerlendirmeye alınmamasında bir isabetsizlik olmadığı, davacının itirazına mesnet markasının tanınmış olduğunun ya da başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığının da ispat edilemediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4957, K. 2025/3113, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama