KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5046 E., 2025/3426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1881 Esas, 2024/1059 Karar
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2021/354 E., 2022/231 K.
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2011/59799 numaralı ... markasının 07, 08, 21, 35, 37. sınıflarda, 2010/62889 numaralı markasının 07, 08, 09, 11, 21. sınıflarda, 2020/69204 numaralı ... markasının 10, 16, 20, 22, 24, 26, 27, 28, 38. sınıflarda tescilli olduğunu, davalının ... markasının 2016/26336 numaralı olup 08, 11, 21. sınıflarda 22.08.2017 tarihinde tescil edildiğini taraf markaları işitsel, görsel ve anlamsal hususlarda bir bütün olarak değerlendirildiğinde markaların benzer olduklarını, aynı mal/hizmet sınıflarında tescilli olduklarını, markaların benzerliği nedeniyle piyasada birbiriyle karıştırılma riski olduğunu,
bu nedenle davalının davacının markasının itibarından haksız yarar sağlayabileceğini ileri sürerek davalının 2016/26336 tescil numaralı ... ibareli markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasının tescilinin üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçtiğini, davacının 5 yıl içinde dava açmayarak, sessiz kalma yoluyla davalının markayı kullanmasına ... gösterdiğini, dava açma hakkını kaybettiğini, davacının hükümsüzlük davası açabilmek için kendi markalarının ciddi, yoğun bir şekilde kullanıldığını ispat etmesi gerektiğini, davalının markası ile davacının markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan farklı olduklarını, bu nedenle iltibas tehlikesi oluşmadığını, tarafların markalarının hedef kitlesinin bilinçli tüketici kitlesi olması sebebiyle markaların birbiriyle karıştırılmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin 5 yıllık zaman aşımı süresinin hesabında, davalı markasının tescil tarihi olan 22.08.2017 tarihinin esas alındığı, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybının 22.08.2022 tarihinde dolduğu, dava ise 26.08.2021 tarihinde açıldığından davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramadığı, davacının markasını ciddi ve yoğun bir şekilde kullanmadığı,
davacının 2020/69204 tescil numaralı "..." ibareli markasının hem davalı markasından sonra tescil edilmesi hem de içerdiği mal/hizmet sınıflarının davalı markasından farklı olması sebebiyle benzerlik incelemesi ve değerlendirmesine tabi tutulamayacağı, davacının 2010/62889 tescil numaralı "... "ibareli markası ile davalının 2016/26336 tescil numaralı "..." ibareli markası bütün olarak değerlendirildiklerinde, işitsel, görsel ve kavramsal olarak karıştırılmalarına neden olacak düzeyde benzer olmadıkları,
davacının 2011/59799 tescil numaralı ve ... ibareli markası ile davalının 2016/26336 tescil nolu ve ... ibareli markası bütün olarak değerlendirildiklerinde, işitsel, görsel ve kavramsal olarak karıştırılmalarına neden olacak düzeyde benzer olmadıklarının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili istinaf isteminde markalar arasında benzerliğe dayanmış ise de, markanın kullanıldığının ispatlanamadığına ilişkin gerekçe yönünden açık bir istinaf sebebi ileri sürmediği, istinaf incelemesi, istinaf sebepleri ve kamu düzeni dikkate alınarak yapılacağından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5046, K. 2025/3426, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama