KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5051 E., 2025/3330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1084 Esas, 2024/1051 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/1174 E., 2021/192 K.
Karar Metni
674 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince Ayvacık ilçesinde kurulacak jeotermal elektrik santralının araç ve ekipmanlarının temin ve kurulu için davadışı bir şirketle sözleşme akdedildiğini, santralin taşınması, sahaya teslimi, montajı ve test aşamasında doğabilecek rizikoların davalı tarafından düzenlenen montaj all risk sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, santral kurulumu sırasında tank içindeki yağa karışan su nedeni ile tanktaki yağın kullanılamaz ... geldiğini, tank ve dişli grubunun paslanması nedeniyle hasar ihbarında bulunulduğunu,
montaj aşamasının tamamlanarak test aşamasına geçilmesiyle vakum pompasının arızalanarak kilitlendiğini, bu hasarın da davalıya bildirildiğini, son olarak ulusal şebekede elektrik kesintisi olması halinde sistemin idamesi için tasarlanan ada modu testi sırasında ters yönlü elektriksel kuvvet neticesinde etkilenen sistemin arıza verdiğini, bütün hasarların işin aciliyeti nedeniyle öncelikle davacı tarafından giderildiğini ve davalıya hasar bildirimlerinin yapıldığını, oluşan hasarlarda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, hasarların teminat kapsamında olduğunu ve davalıya süresinde ihbar edildiğini,
buna rağmen her üç hasara ilişkin tazminat taleplerinin de davalı tarafından haksız olarak reddedildiğini ve sigorta sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek şimdilik 500.000,00 TL'nin ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ilk hasarın müvekkiline geç ihbar edildiğini, düzenlenen eksper raporunda türbinin montaj öncesinde 3 ay şantiyenin açık alanında bekletilmesi nedeniyle korozyona bağlı hasar oluştuğunun belirlendiğini, bu nedenle hasarın ani ve beklenmedik olmadığını, zaman içerisinde artarak meydana gelmesi nedeni ile teminat dışında olduğunu, ikinci hasarın montaj konusu makinenin imalatından kaynaklandığını ve bu nedenle teminat kapsamında olmadığını, üçüncü hasarın ise tamamen dava dışı şirketin tasarımı ve test verilerine göre sorumluluğunda olduğunu, işçilik masraflarının muafiyet altında kaldığını,
montajı yapılan makinenin kendi bünyesindeki bozuklukların teminat dışı olup üreticinin sorumluluğu ve garantisi altında olduğunu, üç hasarın da poliçe teminatı kapsamında olmadığını, poliçede rehin alacaklısının yer aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hasarın teminat kapsamında olduğu, davalı tarafın bunun aksini ispatlayamadığı, işin yapımı esnasında teminat kapsamında kalan 3 farklı hasarın oluştuğu, hasarların tesisin kurulum aşamasında meydana geldiği, zararın hasar anına göre hesaplandığı, birinci hasarda meydana gelen zarar miktarının 205.592,13 TL, ikinci ve üçüncü hasara ilişkin toplam zararın 250.891,23 TL ve 51.102,00 TL olduğunun belirlendiği, somut olayda üç hasar için toplam zararın 507.585,36 TL olarak hesaplandığı,
taleple bağlı kalınarak 500.000,00 TL'nin faiziyle tahsiline karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 500.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı tarafından düzenlenen 30.03.2015 tarihli montaj all risk sigorta poliçesi ile teminat altına alınan jeotermal elektrik üretim santrali inşaatında oluşan hasarların poliçe teminatı kapsamında tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5051, K. 2025/3330, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama