KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5233 E., 2025/3810 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1107 Esas, 2024/965 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Düzce 4. Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
- Sayısı
- 2020/178 E., 2022/65 K.
Karar Metni
1.407 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... ve davalı şirket arasında karşılıklı hatır çekleri verilmek suretiyle ticari ilişki başladığını, davacının ticari alışverişleri nedeniyle keşide ettiği çeklerden birinin lehtar tarafından ciro edilerek hamil olarak ...'in yetkilisi olduğu ...İnş. Telekomükasyon Tic. Ltd.
Şti.'ne geçtiğini, çekin karşılıksız çıkması üzerine davalı ...'in yetkilisi olduğu şirket adına İstanbul Anadolu 18. İcra Dairesinin 2014/3511E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının söz konusu icra takibine istinaden borca karşılık düzenleyeni davalı şirket, lehtarı ... olan 22/11/2013 keşide, 16/06/2014 vade tarihli ve 420.000,00 TL bedelli senedi tahsil amacıyla ciro edip ...'e verdiğini, söz konusu senedin tahsil edilmesi durumunda senetteki tutarın bir kısmının ...'e artan kısmın ...'ya verileceğinin kararlaştırıldığını, davacının,
davalı şirkete icra takibine ve eldeki davaya konu edilen 12 adet hatır çekini tanzim edip verdiğini, davalı şirketin hatır çeklerini günü geldiğinde kendisinin ödeyeceğini davacıya vadettiğini, ancak bu çeklerin ödenmediğini ve sonrasında davacı aleyhine davalı şirket tarafından hatır çeki olarak verilen 10 adet çek için Düzce İcra Müdürlüğü'nün 2015/12064 E. ve 2 adet çek için ise Düzce İcra Müdürlüğü'nün 2015/27899 E. sayılı takip dosyaları üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davacı ile davalı şirket arasında 14/11/2014 tarihinde protokol imzalandığını,
imzalanan bu protokole göre takibe konan hatır çeklerinin davacı ...'ya iade edileceğinin kararlaştırıldığını, Düzce 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/217 E. sayılı menfi tespit dava dosyasına 420.000,00 TL bedelli senet ... tarafından iade olununca davadan feragat edileceğini, ağır ceza davası sonrası senedin iptal edilmiş olması nedeniyle davacının senedi iade etme edimini yerine getirdiğini, protokol kapsamında davalı şirketin edimi yerine getirip hatır çeklerini davacıya iade etmeyip icra dosyasını noterde ...'e temlik etmesinin kötü niyetli ve muvazaalı biri işlem olduğunu,
kaldı ki protokolde de geçen 420.000,00TL'lik senedin sahteliğinin anlaşıldığını, davalılar arasında ticari ilişki bulunmadığını, önceden açılan menfi tespit davasında yapılan feragatin de bu durumu gösterdiğini, davacının davalı gerçek kişiye yalnızca İstanbul Anadolu 18. İcra Dairesinin 2014/3511 E. sayılı dosyasında icraya konulmuş olan 39.150,00 TL'lik çekten kaynaklanan bir borcu olduğunu ileri sürerek Düzce İcra Müdürlüğünün 2015/12064 E. sayılı dosyası ve Düzce İcra Müdürlüğünün 2015/27899 E. sayılı dosyasında davacı ...'nun davalılara 529.833,33 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar ile bir ticari ilişkisi bulunmadığını, davacının çekinin eline tesadüfen başka bir ticari ilişki kapsamında geçtiğini, bahsi geçen protokolde de tarafı olmadığını, kendilerine bir ödeme yapılmadığını, davacının borcunu kabul eder beyanlarının da sabit olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili beyan dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde bahsettiği sahte senet için savcılık makamınca önce takipsizlik kararı verildiğini, o arada alacağa kavuşamama telaşı ile davacı ile protokol yapıldığını, ancak ne senet ne de ibranamenin protokol kapsamında kendilerine getirilmediğini, çeklerin faturaya dayalı alacaklarına karşılık alındığını, diğer davalı ile de sahte senet nedeniyle başlatılan takipte yapacakları feragate karşılık olarak temlikname düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda ispat yükünün davacıda olduğu, davacının alacağı temlik eden kişiye karşı hukuki ispatı diğer davalı temellük eden bakımından da bağlayıcı bulunduğu, borçlunun ayrıca devralan kişinin alacağı devralırken kötüniyetli olduğunu ispat etmesinin aranmayacağı, dava dosyasındaki protokolün 2. maddesinde davacının sahte olarak düzenlemiş olduğu 420.000,00 TL'lik senet iade edilmek şartıyla eldeki davanın konusunu teşkil eden çekler nedeniyle ...
Parke'nin alacaklı olmadığının kabul edildiği, 420.000,00 TL'lik senetle ilgili olarak Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonunda 2016/26 E-2017/3 K sayılı kararı ile senedin ... tarafından sahte olarak düzenlendiğine ve cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün kesinleştiği, ...
Parke'nin çeklere karşılık 420.000,00 TL'lik senedi istemesinin davacının çeklerin hatır çeki olduğu iddiasını doğruladığı, hukuken geçersiz olduğu halde, bu senet karşılığında alacaklarından vazgeçmesinin başka izah sebebi bulunmadığı, davalı ... yetkilisinin ceza dosyasındaki ifadesinde, ... ile ...'in birlikte hareket ettiklerini iddia ettiği, sahte senedin ise ... tarafından, ... ve ...
Parke'ye karşı takip konusu yapıldığı, 28/10/2021 tarihli duruşmada ticari defter incelemesi için gün verildiği, ancak davalı şirketin ticari defter ve belgelerini inceleme gününde ibraz etmediği gibi incelenebileceği yer de bildirilmediği, ticari defter ve belgelerin on yıl saklanacağı, bu suretle davacının davasını ispat ettiği, yine ...
Parke'nin menfi tespit davası açtığı 420.000,00 TL'lik senedin sahteliğine ilişkin karar kesinleştikten sonra takip alacaklısı ... hakkında davadan feragat etmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı ...'in davacıdan başka ticari işleri nedeniyle alacaklı olup olmamasının bu davanın konusunu teşkil etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu çekler nedeniyle davacı aleyhine başlattığı icra takiplerine karşı davacı tarafından menfi tespit davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunduğu, davacı tarafından dava konusu 12 adet çekin taraflar arasındaki ... nedeniyle hatır çeki niteliğiyle verildiğinin iddia edildiği, davacının eldeki davada ispat için davalılardan ...
Parke ile aralarında düzenlenen 14/11/2014 tarihli protokol isimli belgeye dayandığı, bu belge içeriğinden, davacı ile davalı ... arasında davalı şirket yetkilisince keşide edilen diğer davalı ...’in hamili olduğu 22/11/2013 tanzim, 16/06/2014 vade tarihli 420.000,00 TL bedelli senedin en geç 14/05/2015 tarihine kadar iade edilmesi ve ...
Parke'nin ...'den, 22/11/2013 tanzim, 16/06/2014 vade tarihli 420.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığına dair ibraname alınmasının kararlaştırıldığı, ancak belirtilen senedin ne davacı ne de davalı ... tarafından protokole uygun şekilde davalıya iade edilmediği, yine, davacının ticari defterlerinin incelenmesinde, ibraz edilen ticari defterlerin ilgili yasa hükümleri uyarınca açılış tasdiklerinin yasal sürelerde yapıldığı, 2012 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmamış olduğu, 2013 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal sürede yapıldığı,
kayıtlı olan defterlerin kayıt nizamının V.U.K. ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri hükümlerine istinaden usulüne uygun olduğ davacı ... ile davalı ... arasında borç alacak bakiyesi bulunmadığı, davacı ... ile davalı ... arasında borç alacak bakiyesi bulunmadığı, dava konusu çekler ile ilgili kayıt işlemi görülmediği, dayanak faturalara istinaden, davacı ... tarafından davalı ... adına düzenlenen 23 adet faturanın toplamının 1.505.330,59 TL tutarında olduğunun anlaşıldığı, davalı ...'nin ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde ise; davalı tarafından dava dosyasına ticari defterlerin ibraz edilmediği,
davalı vekili tarafından dava dosyasına 17/11/2021 havale tarihli dilekçe ekinde ... Parke tarafından davacı ...-... Kaplama adına düzenlenen 30 adet fatura sureti ibraz edildiği, ibraz edilen faturalara istinaden, davalı ... tarafından davacı ... adına düzenlenen 30 adet fatura toplamının 1.525.870,33 TL tutarında olduğu, bu belirlemelere göre; davanın dayanağı takip dosyalarına konu çeklerin davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğu,
ancak 14/11/2014 tarihli protokol isimli belgeye dava konusu çeklerin, davalı ...'e verilen ve sahte düzenlendiği ceza mahkemesi kararı ile kesinleşen bononun iadesi ve ibraname karşılığında bedelsiz kalacağının kararlaştırığı, bu durumda çeklerin bir ticari ilişki kapsamında verilmeyen hatır çekleri olduğunun anlaşıldığı, çeklerin bedelsizliğinin ön koşulu olarak belirlenen 420.000,00 TL bedelli bononun iadesi yönünden yapılan değerlendirmede de Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonunda 2016/26 E-2017/3 K sayılı kararı ile senedin ... tarafından sahte olarak düzenlendiğine ve cezalandırılmasına karar verildiği,
verilen kararın bu haliyle 30.06.2017 tarihinde kesinleştiği, artık davalı ...'in davalı şirkete karşı bir alacak iddiası ileri süremeyeceği ve böylelikle protokoldeki koşulun gerçekleştiği, bu nedenle çeklerin bedelsiz olduğunun sabit olduğu sonucuna varılmakla davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede, protokol tarihinin 14/11/2014 olduğu, bu davalının dava konusu takiplerdeki alacağı protokol tarihinden sonra Düzce 3. Noterliğinin 16/11/2015 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile temlik aldığı,
borçlunun şahsi def'ilerini temlik alana karşı da ileri sürebileceği, kaldı ki davalı ...'in taraflar arasındaki ticari ilişkiden ve hukuki durumdan da süreç içerisinde haberdar olduğu, bu nedenle bedelsizlik definin bu davalıya karşı da ileri sürülebileceği gerekçesiyle istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çeke dayalı icra takiplerinde borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5233, K. 2025/3810, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama