KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5284 E., 2025/3644 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1330 Esas, 2024/1410 Karar
- Hüküm
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla
- Sayısı
- 2023/320 E., 2024/76 K.
Karar Metni
811 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalıya ait işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasına, yapılacak keşifte davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin keşif sonrasında düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine,
davalının eylemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29 ve 149/1-a, 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 55 ve devamı hükümleri uyarınca davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca davacının marka haklarına yönelik ihlalin ve haksız rekabetin durdurulmasına ve taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde.
30 yıldır Türkiye'de moda sektöründe varlığını sürdüren davacının ABD, Kanada, Almanya, Hollanda, Avustralya ve Rusya’nın aralarında bulunduğu 35 ülkede 394'ü Mavi Shop olmak üzere 4.500 noktada hizmet verdiğini, dünyada en çok bilinen markalardan biri olmasının yanı sıra küresel moda dünyasında söz sahibi bir lifestyle markası olarak tanındığını, tüketicilere daha yüksek kalitede ürün ve hizmet sunabilmek adına ciddi yatırım ve araştırmalar yapan davacı şirketin bu alanda tescilli birçok tasarımı ve markayı elinde bulundurduğunu,
tasarımlarının ve markalarının ulusal korumasını sağlayacak tescillerini Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) aracılığıyla gerçekleştirdiğini, davalıya ait işletmede davacının marka haklarına tecavüz, taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin taraflarına ulaştığını ileri sürerek davalının eylemlerinin davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davacının marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin yıllardır söz konusu dükkanı işletmekte olduğunu, güvenilirliği ve iyi bir esnaf oluşu ile bilindiğini, dava dilekçesi ekinde gösterilen 130,00 TL'lik fişin, müvekkilinin mağazasından alınan başkaca bir ürüne ait olabileceğini, davacı iddialarının ispata muhtaç olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının TÜRKPATENT nezdinde 2021/099451, 2000/21760 ve 2021/083214 tescil numaralı markalarını taklit niteliğinde bulunan giyim ürünlerinin davalının işlettiği dükkanda satışa sunulduğu hususunun gerek asıl dava kapsamında, gerekse de birleşen dava kapsamında yapılan keşifler ile sarih bir şekilde ortaya çıktığı, davalının söz konusu fiilinin davacının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, asıl ve birleşen davanın farklı tarihlerde açıldıkları, davaya dayanak sunulan taklit ürün örneklerinin farklı olduğu,
davalıya ait iki farklı dükkanda farklı tarihlerde icra olunan keşiflerde tespit olunan ürünlerin farklı ürünler oldukları gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalının davacı adına tescilli olan 2021/083214 tescil numaralı markasından ... haklarına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, tecavüze konu markayı taşıyan taklit ürünlere el konularak masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle imhasına, birleşen davanın kabulüne, davalının davacı adına tescilli olan 2021/099451 ve 2000/21760 tescil numaralı markalarından ... haklarına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına,
tecavüze konu markayı taşıyan taklit ürünlere el konularak masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle imhasına karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, İlk Derece Mahkemesinin olay nitelendirmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davalının işyerinde satışı tespit edilen taklit ürünlerin davacının asıl ve birleşen davada bildirilen marka haklarına tecavüzün tespiti ile davanın kabulüne ilişkin kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, marka hakkına tecavüz iddiasına dayanılarak ikâme edilen tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tecavüz teşkil eden taklit ürünlere el konulması istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5284, K. 2025/3644, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama