KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5302 E., 2025/3312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/572 Esas, 2024/908 Karar
- Karar
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/179 E., 2022/24 K.
Karar Metni
965 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2020/36553 sayılı "BİLGE MUTFAĞIM" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilinin adına tescilli 2004/03386 sayılı "MUTFAĞIM" ibareli markaya dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa "MUTFAĞIM" markasının müvekkili adına çeşitli sınıflarda 2005 yılından bu yana tescilli olarak yoğun şekilde kullanıldığını, müvekkili şirketin 2004/03386 sayılı "MUTFAĞIM" ibareli marka üzerinde öncelikli hak sahipliğinin bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun,
müvekkili markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalı şirket markasının, müvekkilinin itirazına mesnet marka ile aynı ve farklı sınıflarda yer alan birebir aynı veya ilintili mallar ve hizmetler için tescil edilmek istendiğini, markaların ortak olarak 29. ve 30. sınıflar ile 32. sınıfta yer alan “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar.
Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri meşrubatlar” emtiasını kapsadığını, ayrıca davalı şirket marka başvurusunda yer alan 35. sınıf kapsamında da müvekkili şirket markasının tescilli olduğu mallar ve ilintili malları içerir alt grupların bulunduğunu, davalı şirketin marka başvurusu ile müvekkili markasından haksız yarar elde edilmeye çalışıldığını, davalı şirketin başvurusunun da kötüniyetli olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2021-M-3122 sayılı kararının 29,30 ve 32. sınıf mallarla, bu mallara özgü 35/5. sınıf hizmetler yönünden kısmen iptaline,
2020/36553 sayılı marka başvurusunun sayılan mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, markalarda ortak olarak bulunan "mutfağım" ibaresinin, çekişme konusu mallarda düşük ayırt edici niteliğe sahip olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının tescilli markasının "mutfak" kelimesine iyelik eki getirilmesi suretiyle oluşturulduğunu, markanın ayırt edici özelliğe sahip olmadığını, davacının "mutfağım" ibareli markasının ayırt edici ... geldiği iddiasını ispata yarar hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını, müvekkili markasının esas unsurunun "BİLGE" ibaresi olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacı Şirketin hedef kitlesi ile müvekkilinin hedef kitlesinin farklı olduğunu, davacı tarafın kötüniyet iddialarının da temelsiz bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile YİDK kararının iptaline yönelik dava bakımından, davalının kullanım ispatı talebi karşısında davacının kullanıma ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, dolayısıyla kullanımı ispat edilemeyen markaya dayalı olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6. maddesinin birinci fıkrası kapsamında inceleme yapılamayacağı, hükümsüzlük davası yönünden ise dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan ve davaya konu edilen mal ve hizmetlerin, davacıya ait markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle benzer olduğu,
buna karşın taraf markalarının ise görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı, bu nedenle aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, marka başvurusuna itiraz aşamasında davacının, itirazına dayanak 2004/03386 sayılı markasını ciddi biçimde kullandığını ispat edemediği, bu itibarla kullanıldığı ispat edilemeyen markanın, SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmamasında bir isabetsizlik görülmediği,
marka hükümsüzlüğü davası yönünden ise, dava konusu 2020/36553 sayılı "Bilge Mutfağım" ibareli marka ile davacının 2004/03386 sayılı "Mutfağım" ibareli markası arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "Mutfağım" ibaresinin, dava konusu edilen gıda ürünleri yönünden ayırt ediciliğinin son derece düşük olduğu, nitekim bu hususun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.04.2017 tarih, 2015/14448 E., 2017/2249 K. sayılı ilamı ile de kabul edildiği, buna göre taraf markalarının karıştırılmayacağı ve dava konusu markaya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı,
bu nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf istemlerinin reddi gerektiği, davacı tarafça, dava dilekçesinde diğer iddiaların yanında dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğu da ileri sürülmüş olup, bu hususta İlk Derece Mahkemesince olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı, somut olayda, davalı şirketin marka başvurusuna davacı tarafından SMK'nın 6/1 hükmüne dayalı olarak itiraz edildiği, başvuruya itiraz aşamasında kötüniyet gerekçesine dayanılmadığı, o halde, dava konusu başvurunun kötüniyetli olup olmadığı yönünden dava konusu YİDK kararında bir tartışma yapılmadığından,
artık kötüniyet gerekçesi ile söz konusu YİDK kararının iptalinin istenilmesinin mümkün olmadığı, markanın hükümsüzlüğü bakımından yapılan değerlendirmede; dava konusu marka ile davacı adına tescilli marka arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında bir benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı mahkemece isabetli şekilde belirlenmiş olup, davacı markası ile benzerlik taşımayan dava konusu markanın kötüniyetli olduğundan söz edilemeyeceği, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, İlk Derece Mahkemesi hükmünün gerekçesine ilişkin olarak yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5302, K. 2025/3312, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama