KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5306 E., 2025/3531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/695 Esas, 2024/1096 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/135 E., 2022/73 K.
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." esas unsurlu tanınmış seri marakaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “..." ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, davalıya ait markanın müvekkilinin markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, itiraza konu markanın müvekkilinin markası ile aynı ve ilişkili mal ve hizmetler üzerinde tescil edilmek istendiğini ileri sürerek 2020/01068 başvuru numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, “...” kelimesinin kavramsal olarak evrensel bir terim olduğunu, 41. sınıfta birbirinden farklı çok sayıda ... ibareli marka bulunduğunu, şirketlerinin kuruluş aşamasındayken uzun vadede bankacılık ve finansal alanda eğitimlere ağırlık vermek istediklerinden ... ismini tercih ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacının mesnet markalarının 41. sınıftaki mal ve hizmetler bakımından aynı/ benzer/ ilişkili olduğu, dava konusu marka “...” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı "..." esas unsurlu ibarelerden oluştuğu, taraf markalarında “...” ibaresinin ortak unsur olarak yer aldığı, bu ibarenin dava konusu markanın tescil edildiği ve dava konusu yapılan hizmetlerin tamamı için ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, işaretler arasında benzerlik bulunmadığı,
taraf markaları arasında davalı markasının tescil kapsamındaki hizmetlerin tamamı bakımından birbiri ile ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markalarının esas unsuru olan “...” ibaresi, kapsamındaki sınıflar yönünden tanımlayıcı olarak kabul edilemeyecek ise de, bu hususun ayırt edicilik noktasında önem arz ettiği, bu itibarla davacının “...” ibareli markalarının bütünü itibariyle bıraktığı izlenim esas alınarak değerlendirildiğinde ayırt edicilik vasfının bulunduğu, tarafların markalarının kapsamlarının aynı/benzer olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğünden istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5306, K. 2025/3531, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama