KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5320 E., 2025/3309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/713 Esas, 2024/1025 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/421 E., 2020/159 K.
Karar Metni
863 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/98411 sayılı “NVG NOVAVERA NATÜREL SIZMA ZEYTİNYAĞI + şekil” marka başvurusunun, davalı Şirketin "Vera" ibareli markalarına dayanarak yaptığı itiraz sonucu reddedildiğini, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibasa neden olacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin başvuru konusu ibareyi 2010 yılında beri ticari faaliyetlerinde kullandığını, ayrıca "Novavera" ibareli 2010/72337 no.lu markasının da bulunduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2019-M-8285 sayılı kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tescil işlemlerine devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesince, taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamında bulunan 29. ve 30. sınıfta yer alan emtianın tamamının davalının itirazına dayanak marka ve TÜRKPATENT nezdinde benzer kabul edilen markalarda aynen yer aldığı, dava konusu markanın kelime ve şekil unsuru barındıran karma bir marka olduğu, esas unsur niteliğindeki “NOVAVERA” ibaresinin büyük harflerle ve yeşil renk ile beyaz font üzerine yazıldığı, alt satırda bulunan daha küçük yazılı “NATUREL SIZMA ZEYTİNYAĞI” kelimelerinin ilgili sektörde sık kullanıldığı, marka vasfı bulunmadığı,
davalı Şirkete ait redde mesnet markaların esas unsurunun "VERA" olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; aralarında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik içerdikleri, zira markalar arasında "VERA" ibaresinin müşterek bulunduğu, dava konusu markanın ortalama tüketici nezdinde "NOVA-VERA" şeklinde iki ayrı kelime gibi algılanacağı, "VERA" ibaresinin davaya konu emtianın hitap ettiği makul derecede bilgili, ihtiyatlı ve dikkatli ortalama tüketici nezdinde bilinen yaygın bir anlamının bulunmadığı,
bu nedenle söz konusu ibarenin davaya konu emtia bakımından somut ayırt ediciliğinin bulunduğu, davalı markalarının esas unsurunu oluşturan bu ibarenin, davacı markası içerisinde etkinliğini kaybetmediği, ortalama tüketici nezdinde "NOVA-VERA" şeklinde algılanacağı, markaların genel görünümünün bu şekilde oluştuğu, daha önce davalı şirkete ait "VERA" markalarını gören, bu markalı ürünlerden yararlanan ortalama tüketicinin, davacıya ait "NOVAVERA" ibareli marka ile karşılaştığında, bu markanın "VERA" ibareli markaların serisi bir marka olduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği,
dava konusu markada bulunan "NVG" ibareli logonun markanın baş harflerine atıf yapar nitelikte olması nedeniyle iltibas tehlikesini bertaraf edecek yeterli ayırt ediciliğinin bulunmadığı, markadaki "V" harfinin davalı markalarında olduğu gibi sağa doğru kıvrımlı tasarlanmasının iltibas tehlikesini artırıcı bir unsur olduğu, markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü bağlamında iltibas tehlikesi bulunduğu, davacının, önceki tescilli markasından kaynaklı müktesep hak iddiasında bulunduğu, ancak davacının önceki tarihli 2010/72337 sayılı markasının 35. ve 37. sınıfa dahil hizmetlere ilişkin olduğu,
işbu davanın konusunu oluşturan markanın emtia grubu, 29 ve 30. sınıfta yer alan emtia olduğu, önceki tarihli markanın asli unsurunun korunmayarak "NOVAVERA" ibaresinin farklı bir yazı stili ve ekli logo ile birlikte marka müracaatında bulunulması nedeniyle, davacının önceki tarihli “NOVAVERA” ibareli markasına binaen müktesep hakkının bulunmadığı, davacının davaya konu marka başvurusu bakımından gerçek hak sahibi olduğunu iddiasının, davalı ...'in SMK'nın 6/1 hükmü kapsamında ve nisbi tescil engeli bağlamında yaptığı değerlendirmede davacının gerçek hak sahibi olup olmadığı hususlarını değerlendirme yükümlülüğü bulunmadığı,
bu nedenle davacının gerçek hak sahibi olduğundan bahisle SMK'nın 6/1 hükmünde düzenlenen nisbi tescil engelinin aşılacağından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ve redde mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacının gerçek hak sahipliği iddiasının ancak SMK'nın 6/3 hükmü kapsamında marka tescil başvurusuna itiraz hakkı sağlayacağı, bunun dışında marka hukukunda tescilde teklik ilkesi söz konusu olduğundan kendisinden önce tescilli bir marka varken, öncelik hakkına dayanarak tescilsiz bir markanın tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurususun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5320, K. 2025/3309, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama