KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5370 E., 2025/3646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/838 Esas, 2024/1115 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/323 E., 2021/39 K.
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 32 ülkede faaliyet gösteren dünyanın en büyük ikinci mobil telekomünikasyon şirketi olduğunu, Türkiye’de 3300’den fazla çalışanı ve 18.4 milyon abonesi bulunduğunu, "CEP" ibareli çok sayıda tescilli markasının olduğunu, davalı şirketin "... " ibareli marka başvurusuna, "cep" ve "cep pazarı" "cep pazar" ibareli markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazların dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu,
başvurunun tescili halinde müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, öte yandan müvekkili markalarının tanınmış olduklarını ve bu nedenle de başvurunun reddi gerektiğini, davalı başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2018-M-4646 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin başvurusu ile davacının markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, "cep" ve "cepte" ibarelerinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davalının “...+şekil” ibareli markasının, baskın şekil unsuru da dikkate alındığında, bütünsel imajı itibariyle davacının "CEP" esas unsurlu markalarından farklı ve yeni bir marka olduğu, tüketicilerin de markaları bu şekilde algılayacakları, "CEP" ibareli itiraza mesnet davacı markaları ile dava konusu “...+şekil” ibareli marka başvurusu arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "cep pazarı" ve "cep pazar" asıl unsurlu markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "cep" ve "pazar" ibarelerinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu,
tarafların markalarını oluşturan kelimeler zayıf ibareli olduklarından küçük değişikliklerin dahi markaları farklılaştırmaya yeteceği, dava konusu başvurunun tertip tarzı ve içerdiği baskın şekil unsuru ile davacının bahsi geçen itiraza mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/4477 E., 2024/1977 K. sayılı ilamında da "servisimcepte" ibareli başvuru ile davacının "CepService" ibareli markasının benzer bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5370, K. 2025/3646, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama