KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5371 E., 2025/3459 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/668 Esas, 2024/898 Karar
- Hüküm
- Esastan ret; davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/41 E., 2020/227 K.
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/85290 numaralı ve "... Hotel" ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin "..." ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine davalı ...
(TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı şirketin itiraza gerekçe gösterdiği markaların hiçbirinde esaslı unsurun "piazza" ibaresi olmadığını, "piazza” ibaresinin üçüncü bir firma adına tescilli olduğunu, itiraza mesnet markaların esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte itiraza gerekçe gösterilen markalardaki esaslı unsur "piazza" bile olsa müvekkilinin marka başvurusundaki "Ağva" ve "hotel" eklemeleri sebebiyle yine itirazın reddinin gerektiğini, ''piazza'' kelimesinin İtalyancada "meydan,
insanların buluştuğu ve karşılaştığı yer” anlamına geldiğini, bu tarz kelimelerin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, bu nedenle basit eklemelerin bile benzerliği ortadan kaldıracağını ileri sürerek YİDK'in 2018-M-10970 sayılı kararının iptali ile müvekkili şirketin marka başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin markalarındaki "piazza" ibaresinin müvekkili şirketin alışveriş merkezlerinin esaslı unsuru olduğunu, başvurunun müvekkilinin markalarıyla iltibas yarattığını, davacının bu sayede haksız kazanç sağladığını, müvekkili şirket markasının ayırt edici karakterlerine ve tanınmışlığına zarar verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf markaları arasında emtialar bakımından benzerlik olduğu, davalının itirazına mesnet markalarıyla dava konusu başvuru arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,
Türkiye’de yaşayan herkesin belli sektörler için bildiği meydan manasına gelen kelimeler kullanılarak oluşturulan davalıya ait markaların baştan itibaren zayıf marka konumunda oldukları, bu tür markalar arasındaki iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile bertaraf edilebileceği görülmekte ise de davacının yargılama konusu olay açısından da iltibası ortadan kaldıracak nitelikte bir değişikliğe gitmediği,
başvuru konusu işaret ile davalı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı ortadan kaldıracak nitelikte herhangi bir unsurun da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5371, K. 2025/3459, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama