KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5431 E., 2025/3476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1638 Esas, 2024/1186 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2021/677 E., 2023/709 K.
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/09064 sayılı “...” markasından ... haklarının davalı firma tarafından ihlal edildiğinin tespit edildiğini, ihtarname gönderilmesine rağmen tecavüz niteliği taşıyan ticari faaliyete devam edildiğini, müvekkilinin zarara uğradığını, ciddi pazar kaybı yaşadığını, ürününün imajının sarsıldığını, münhasıran müvekkilinin üretiminde olması gereken ürünün davalı tarafından da piyasaya sürülmesiyle tüketiciler nezdinde alelade bir ürün olduğu izlenimi uyandığını, müvekkilinin bu etkileri önleyebilmek ve pazardaki yerini koruyabilmek adına promosyon çalışmaları,
fiyat indirimleri vb. faaliyetler yürütmek zorunda kaldığını, davalının kötüniyetli olduğunu belirterek müvekkilinin marka hakkına tecavüzün tespiti, meni, refi, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın, 100,00 TLyoksun kalınan kazanç bedelinin ve 100,00 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; marka hukukundaki ülkesellik ilkesi gereğince davacının Türkiye dışında herhangi bir marka hakkı olmadığından müvekkilinin eylemlerinin marka hakkına tecavüz sayılamayacağını, davalının "..." markasına yönelik olarak Türkiye sınırları içerisinde hiçbir şekilde satış yapmadığını, davalının bu markayla yürüttüğü tüm ticari faaliyetlerin yurt dışına yönelik olduğunu, davacının da aksini kanıtlayamadığını, müvekkilinin kötüniyetli tutumu ile haksız kazanç elde ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin haksız rekabet teşkil eden bir eylemi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının gerek cevap dilekçesinde gerekse bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğu ''...'' markasını yurt içinde hiç kullanmadığı, sadece yurt dışı ticari faaliyetlerinde kullandığı kabul edilse dahi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesi koşullarının somut uyuşmazlıkta oluştuğu, davalı tarafın davacı tarafa ait markaya tecavüzünün olduğunun anlaşıldığı, anılan Kanun'un 152/1-a maddesi uyarınca talep edebileceği alacak miktarının 31.226,45 TL olduğu,
manevi zararın oluştuğu, itibar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının davacı tarafa ait 2018/09064 sayılı markasına yapılan tecavüzün tespitine ve menine, tecavüze konu ürünlerin imhasına, tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına, el konulmasının mümkün olmaması halinde el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınmasına,
31.226,45 TL maddi tazminatın 100,00 TL’sinin dava tarihinden bakiyesinin ise ıslah tarihi olan 12.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ve itibar tazminatı taleplerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5431, K. 2025/3476, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama