İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmediği, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastro tutanaklarının tamamının dosya arasına alınmadığı, bozma sonrasında dosya içerisine 1979 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında tesis edilen orman sınır noktalarının arazide aplikasyonunun yapıldığını gösterir haritalar gönderilmiş olup bu çalışmalara ilişkin de tutanakların dosya arasına alınmadığı,
bunlardan ayrı bozmada en az 6 - 7 orman sınır noktasına göre taşınmazın konumunun belirlenmesi gerektiği belirtildiği halde, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda sadece 46, 47, 48 ve 49 orman sınır noktalarının gösterildiği, zeminde ise bu orman sınır noktalarının bulunmadığı açıklanmış ve 1953 yılı hava fotoğrafında taşınmazın açık renkli alanda kaldığı belirtilmişse de raporun ekinde taşınmazın yerini gösterir şekilde çakıştırmaların yapıldığı hava fotoğrafının bulunmadığı, dolayısıyla raporun denetlenemediği açıklanarak,
İlk Derece Mahkemesince hükmüne uyulan bozma ilamında belirtilen tüm belgeler getirilerek usulüne uygun araştırma yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... mahallinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında kaldığının anlaşıldığı, raporun dosya kapsamıyla uyumlu olup taraf ve mahkeme denetimine elverişli olduğu ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun( 6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun ) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...
İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Taraflarca 1086 Sayılı Kanun'un 440. maddesinin 1. fıkrası gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.