KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5532 E., 2025/4728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/97 Esas, 2024/1286 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/267 E., 2023/475 K.
- Hüküm
- Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddi
Karar Metni
1.137 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalılar ve birleşen davada davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin müvekkili bankadan genel kredi sözleşmeleri kapsamında kredi kullandığını, diğer davalıların müteselsil kefil olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat'ı ile icra takibi başlattıklarını, davalıların takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek borçluların itirazlarının iptali ile icra dosyasındaki taleplerindeki miktar ve şartlar üzerinden takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı şirket vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin dava dışı .... A.Ş. ile yapmış olduğu iş nedeniyle davalıdan 3 adet teminat mektubu aldığını, 200.000,00 TL değerinde 3 adet vadesi geçmiş teminat mektubunun 29.05.2014 tarihinde paraya çevrilmek suretiyle dava dışı ...
A.Ş.'ye ödendiğini, halbuki müvekkilinin davalıdan almış olduğu teminat mektuplarının süreli olduğunu ve sürelerinin 14.02.2014 tarihinde sona erdiğini, teminat mektuplarını yenileme belgelerinin müvekkiline ulaştırıldığını, ancak dava dışı lehtar şirket ile yeni bir anlaşma sağlanamadığından ve yenileme belgeleri dava dışı şirket tarafından alınmadığından yenileme belgelerinin davalı bankaya iade edildiğini,
yenileme belgelerinin davalının çalışanı .. ... imza karşılığında 10.04.2014 tarihinde teslim edilerek ve üzerine "iptal edilmiştir" kaşesi basıldıktan sonra haksız olarak davalı tarafından teminat mektuplarının karşılığının dava dışı şirkete ödendiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davacı bankaya borçlu olmadıklarını, ödenmeyen taksitlerin davacı tarafından hesaptan tahsil edildiğini, davacının çekmiş olduğu ihtardan önceki taksitin ise müvekkili tarafından ödendiğini, takipten sonra yapılan bir kısım ödemelerin dikkate alınmadığını, ayrıca ipotekle teminat altına alınan borç için öncelikle borcun oradan temin edilmesi gerektiğini, teminat mektupları sebebiyle borçlu olmadıkları gibi vadesi gelmeyen borçlar sebebiyle de borçlu olmadıklarını savunarak davanın reddine ve %40'tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı banka vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ... A.Ş.'nin 27.01.2014 tarihinde müvekkili bankaya başvurarak dava konusu teminat mektuplarının yenilenmesini, yenilenmeyecek ise tazminini talep ettiğini, bu başvurunun teminat mektuplarının vadesinden önce ve ayrıca vade uzatım mektuplarının müvekkili bankaya iade tarihinden önce olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davaya konu borcun dava tarihinden sonra tahsil edilmek suretiyle takip dosyasının infazen kapatıldığı, dava tarihi itibariyle davacının itirazın iptali davası açmada hukuki yararının bulunduğu, ancak teminat mektupları usulsüz olarak para çevrilmiş olduğundan birleşen dosyada davacı şirketin teminat mektuplarından dolayı borçlu olmadığı, bu durumda davalı şirketin alacağın ipotek bedelinin altında kaldığı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından anlaşılmakla asıl dosya bakımından itirazın iptali davasının reddine, birleşen dosya bakımından menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı/birleşen davada davalı banka vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen davada, dava dışı lehtar ...’ın garanti edilen yükümlülüğün davalı şirket tarafından yerine getirilmediğini açıkça beyan ettiği ve yazılı tazmin talebinde bulunduğu, talebin teminat mektuplarının süresi sona ermeden önce bankaya ulaştığı, bankanın ödeme yükümlülüğünün doğduğu, teminat mektuplarının birleşen davada davalı banka tarafından tazmin edilmesinin bankacılık mevzuatına ve uygulamalarına uygun olduğu halde, mahkemece birleşen davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı, asıl davada, icra takibinden sonra,
dava tarihinden önce davalı borçlular tarafından icra dosyasındaki borçla ilgili 49.209,13 TL ödeme yapıldığı bu durumda 49.209,13 TL için davacı bankanın itirazın iptali davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı, bu miktar yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, kalan alacakla ilgili dava tarihinden sonra icra dosyası borcunun tamamen ödenerek dosyanın kapatıldığı, bu kısımla ilgili asıl dava konusuz kaldığı halde Mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı,
davanın açıldığı tarihe göre tarafların haklılık durumlarının tespiti ile alacak tutarları likit olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı/birleşen davada davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
asıl davada 49.209,13 TL’lik kısım için davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından bu kısımla ilgili davanın usulden reddine, asıl davada geriye kalan kısım için dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, takip tarihindeki davalıların borçlu oldukları asıl alacak tutarlarına göre %20 oranında icra inkar tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalılar ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, bankacılık hizmet sözleşmeleri kapsamında genel kredi sözleşmesi ve teminat mektup bedellerinden kaynaklı alacakların tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine, birleşen dava ise teminat mektup bedellerinden sorumlu olunmadığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Asıl dava yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Birleşen dava yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Birleşen davaya konu kesin teminat mektupları 27.05.2014 tarihinde nakde çevrilmiş olup, bu işlemin usulsüz olduğunu iddia eden birleşen davada davacı şirketin davasını doğrudan istirdat davası olarak açması gerekirken, menfi tespit davası şeklinde açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece, bu gerekçeyle menfi tespit davasının reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış ise de, sonuç itibariyle doğru olan kararın HMK'nın 370/4 hükmü gereğince, gerekçesi değiştirilerek iş bu gerekçeyle onanması ve davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin de aynı gerekçeyle maktu vekalet ücreti olarak takdir edilmesi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5532, K. 2025/4728, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama