KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5556 E., 2025/3796 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1402 Esas, 2024/1519 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/429 E., 2023/1037 K.
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in sahte imzalarla bono düzenleyip bu bonoya dayalı olarak davacılar aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığını, davalı ...'in, ...'in kardeşi olduğunu, babaları ve anneleri vefat ettikten sonra kendisine terekeye dahil miras mallarının tüm mirasçılara intikalini yaptırması için verilen vekaletnameleri kötüye kullanılmak suretiyle tüm taşınmazların ve terekeye dahil traktörün mülkiyetini muvazaalı olarak eşi ... adına geçirdiğini, bu muvazaalı tapu devirlerinin ve traktör trafik kaydının iptali için dava açtıklarını, bunun üzerine aleyhlerine zikredilen kambiyo takibinin yapıldığını ileri sürerek davalıya (alacaklıya) takip dayanağı bonodan dolayı borçlarının olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların kayıtsız şartsız borç ikrarını havi bir bono düzenlediklerini, kambiyo senedinin illetten mücerret olduğunu, davacılardan ...'in işletmekte olduğu halk otobüsünden elde ettiği karın %25'ini davalı ...'e vereceğini vadettiğini bu anlaşmanın senet metninde de ...'in el yazısı ile "Halk otobüsünde hakkı var, %25'i ...'in" şeklinde ifade edildiğini, davalının 20 sene boyunca otobüs şoförlüğü yaptığını ancak kendisine vadedilen kâr payından hiç bir zaman ödeme almadığını, bu nedenle davacılar tarafından düzenlenen bonoyu icraya koymak zorunda kaldığını, davacının kambiyo taahhüdünde bulunduğu borç ile işçilik alacağının farklı kavramlar olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile menfi tespit davasında, kambiyo senedinin tüm unsurlarıyla geçerli olduğunu ispat külfetinin davalıda olduğu, dava konusu çekteki imzanın davacı ...'nın eli ürünü olduğu ve fakat davacı kefilin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bononun boş olarak imzalanıp tedavüle sunulmasının mümkün olduğu, bonodaki imzanın davacıya ait olduğu ancak bonoda boş bırakılan kısımların aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, ödendiğini ispat yükünün davacı keşidecide olduğu,
davacının bononun aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğunu yazılı delillerle ispatlaması gerekirken, bu yönde yazılı bir delil sunamadığı, davalının beyanları ile bonoyu talil etmediği, yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davacı ... yönünden ispatlanamayan davanın reddine, davacı ...'in davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı ... ve davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5556, K. 2025/3796, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama