KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5644 E., 2025/3536 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/944 Esas, 2024/1143 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/229 E., 2022/9 K.
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait "..." markasının 21.03.1990 tarihinden itibaren 5.sınıfta tescilli olduğunu, müvekkilinin markası ile davalı şirket tarafından tescili talep edilen "..." markası arasında görsel ve işitsel yönden benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, "..." markasının uzun yıllardır yüksek ayırt edicilik vasfını kazanmış bir marka olarak koruma altında olduğunu ileri sürerek davalı Kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının yapmış olduğu itiraza karşı başvuru sahibi diğer davalı tarafından, itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın kullanıldığının ispatlanmasının talep edildiğini, davacıya ait itiraz gerekçesi markanın tescil kapsamında 5. sınıfta yer alan "Tıbbi ilaç" emtiasının bulunduğunu, davacının itirazına mesnet markanın, itiraz konusu başvurunun yapıldığı 18.03.2020 tarihi itibariyle beş yıldan uzun süredir tescilli durumda olduğunu, davacı markasının ciddi kullanımının ispatlanamadığını, müvekkili Kurum tarafından tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kullanım ispatı talebine karşı davacının süresi içinde itiraz gerekçesi olarak ileri sürülen markanın kullanımını ispat edemediğini, söz konusu ilaçların farklı etken maddeleri olduğunu, markaların da bu etken madde isminden yola çıkarak türetildiğini, ilaçların kullanım alanlarının farklı olduğunu, anlamsal benzerlik de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kullanımı ispatlanması istenen tıbbi ilaç emtialarının niteliği, ilgili tüketici kesiminin bu emtialara duyduğu ihtiyaç, bu emtiaların piyasada kullanım sıklığı gibi kriterler dikkate alındığında, 5 yıllık bir zaman zarfında, bu emtiaların "..." markası altında sadece 25 kutu satılmış olmasının, "..." markasının ciddi surette kullanıldığı anlamına gelmeyeceği, davacının, itiraza mesnet markasını, dava konusu marka başvuru tarihinden önceki son 5 yıl içerisinde ciddi surette kullandığını ispatlaması veya kullanmamasını haklı bir sebep ile ispatlaması gerektiği,
ciddi surette kullanımdan bahsedebilmek için piyasadaki mal veya hizmete yönelik doğrudan veya ilişkili bir kullanımın olması gerektiği ve kullanımın belirli bir pazar yaratmaya ya da mevcut pazarı korumaya yönelik olması gerektiği, davacının "..." markasını kullanımının sembolik düzeyde kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka tescil başvurusu hakkında verilen YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5644, K. 2025/3536, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama