KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5737 E., 2025/3694 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1685 Esas, 2024/1103 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/1252 E., 2020/442 K.
Karar Metni
753 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 27.01.2016 tarihli sözleşmenin 3. ve 6. maddelerine göre davalı-satıcının antimon maden cevherini %20 ve üzerinde tenörde olmak şartıyla her ay asgari 100 ton yüklemeye hazır bulundurmayı taahhüt etmesine rağmen davacıya sözleşmede kararlaştırılandan daha düşük tenörlerde olmak üzere 145.329,00 TL değerinde toplam 105,7 ton cevher teslimi gerçekleştirdiğini, buna karşılık davacı şirket tarafından davalıya çeşitli tarihlerde banka kanalıyla 255.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını,
davalının 2016 yılı Mayıs ayında teslim etmesi gereken toplam cevher bakiyesini ve takip eden aylara ilişkin sözleşme ile teslimini taahhüt ettiği miktar ve nitelikte cevheri davacı şirkete hiçbir şekilde teslim etmemesine rağmen ve satıcının en az 500 ton %20 ve üzeri Sb cevheri üretmeden ve avans bedelini nakden veya mahsuplarla iade etmeden sözleşmeyi herhangi bir nedenle feshedemeyeceği düzenlemesini içeren sözleşmenin 9. maddesine aykırı olacak şekilde 27.07.2016 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 109.671,00 TL bakiye nakit avans
alacağının ve 7.441,87 TL nakliyat bedelinin, ayrıca teslim olunmayan malın daha yüksek bir bedel ödenerek başka yerden tedarik edilmek zorunda kalınması/kalınacak olmasından kaynaklı uğranılacak zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL ve müvekkiline teslim edilmeyen maden cevheri nedeni ile uğradığı kâr mahrumiyetine ilişkin zararın tespit edilerek şimdilik 100,00 TL tutarındaki alacağın noter ihtarnamesinin tebliği tarihi olan 11.07.2016'dan itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 9. madde gereğince davalı tarafça sözleşmenin haksız olarak fesih edildiği, davacının kendisine teslim edilen ürünler nedeniyle toplam yaptığı ödeme miktarından fatura tutarının mahsubu sonucunda fazladan yaptığı avans ödemesi nedeni ile 109.671,00 TL alacaklı olduğu, yine davalı-satıcı tarafından davacı-alıcıya toplam 105,7 ton mal teslimi yapıldığı,
sözleşmesel yükümlülük gereğince bu malların nakliye bedellerinin davalının sorumluluğunda bulunmasına rağmen davacı yanca karşılanan nakliye bedellerinin de ödemeden mahsup edilmedikleri, dolayısıyla nakliye bedeli olan toplam 7.441,87 TL'nin talep edilmesinin de yerinde olduğu,
buna karşılık davacı tarafça teslim olunmayan mal nedeniyle daha yüksek bir bedelle tedarikinden kaynaklı zarar ve teslim edilmeme nedeniyle mahrum kalınan kâr alacağı olarak toplam 200,00 TL'nin de davalıdan tahsili talep edilmiş ise de sözleşme süresi içerisinde davacının davalı haricinde başka bir firmadan daha mal alımı yaptığı, söz konusu bu alımın dosya taraflarınca kararlaştırılanlardan daha düşük bedelli olduğu, sözleşme serbestisinin ve dosya taraflarının tacir olduğu düşünüldüğünde ürünlerin daha yüksek bir bedel ile tedarikinin sağlanmadığı, bu itibarla davacının iddiasının yerinde olmadığı,
ayrıca taraflar arası sözleşmeye göre davacının toplamda 500 ton mal alacağının kararlaştırıldığı, kendisine yapılan teslimin 105,71 ton olduğu, dava dışı başka bir firmadan 724,84 ton mal alımının yapıldığı ve bunun düşük bedelle tedarikinin sağlandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, bakiye kalan avans tutarı olan 109.671,00 TL'nin davalının temerrüde düştüğü 12.08.2016 tarihinden, mal teslimine ilişkin nakliye bedeli olarak talep edilen 7.441,87 TL'nin davalının temerrüde düştüğü 21.07.2016'dan itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya teslimine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm,
taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle ... zarar ve mahrum kalınan kâr ile bakiye avans ve nakliye bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5737, K. 2025/3694, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama