İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/5824 K.2025/3680

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…

Esas2024/5824Karar2025/3680Tarih26 Mayıs 2025Okuma6 dk · 1.251 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/5824 E., 2025/3680 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mayıs 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/719 Esas, 2024/1103 Karar
Hüküm
Başvurunun esastan reddi
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/737 E., 2023/83 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.251 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin miras bırakanları ... ... ve ...’nun dava dışı ... Plastik Sanayi ve İthalat-İhracat Pazarlama Ltd. Şti. (... Plastik) ve ... Çimento Sanayi A.Ş. (... Çimento) şirketlerindeki hisselerini müvekkilinden mal kaçırma amacıyla davalıya bedel almaksızın devrettiklerini, devir bedellerinin terekede gözükmemesi üzerine bu durumun farkedildiğini ileri sürerek anılan şirketlerin hisselerinin davalıya devrinin iptali ile müvekkili adına miras payı oranında tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiş; daha sonra sunduğu ıslah dilekçesiyle ... Çimento’ya ilişkin talebinin bedele dönüştüğünü beyan ederek miras payına düşen 202.110,48 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu edilen işlemlerin hiçbirinde murislerin mal kaçırma kastı olmadığını, 1997 yılında müvekkilinin hisselerini yine bedel almaksızın davacıya devrettiğini ve murislerle davacının ...

Plastik şirketinde ortak olduklarını, hatta davacının hakim ortak konumuna geldiğini, 2007 yılında miras bırakanların tamamen malları kardeşi davacıyla aralarında taksim kastıyla hareket ettiklerini ve paylarını müvekkiline devrettiklerini, bu şekilde anılan Şirketin %53 hisse sahibinin davacı, %47 hisse sahibinin de müvekkili olduğunu, davacının hisse devrine ilişkin ortaklar kurulu kararını bizzat imzaladığını, 2012 yılında muris ...’ın vefatından sonra miras taksim sözleşmesi yapıldığını ve dava konusu hisselerin konu edilmediğini, davacının bu devirleri zaten bu aşamada bildiğini,

muris ...’nın sağlığında da malların denk biçimde taksimi için müvekkilinin üzerine kayıtlı 2 taşınmazın davacı adına bedel alınmaksızın devredildiğini, davacı yanca sözde evliliği sebebi ile ailesinin gelinlerini istememesi üzerine kendisinden mal kaçırıldığını iddia ettiğini ancak mal kaçırma saiki taşıyan murislerin davacı yana onlarca taşınmaz bırakmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, müvekkilinin yaşlılıklarında anne ve babası olan murislerine baktığını, mirasın denk şekilde taksimi maksadı yanında bu nedenle de müvekkiline devirlerin yapıldığını,

müvekkili ve dava dışı oğlu ... arasında husumet olduğunu ve tanıklığına itibar edilmemesi gerektiğini, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, dava konusu ... Plastik'in %47 sermaye payının 13.09.2007 tarihli hisse devri sözleşmeleri ile 02.10.2007 tarihinde ticaret siciline kaydolarak murisler ... ve ... ... tarafından davalıya devredildiği, dava konusu ...

Çimento A.Ş.'nin 1372 adet hissesinin muris ... ... tarafından davalıya devredildiği, davadan sonra 11.08.2020 tarihli işlemle davalının bu hisseleri elden çıkardığı, tarafların murisleri ... ve ... ...'nun terekesine eşit hisse ile mirasçı oldukları, tanık ...'in beyanı ile de teyit edildiği üzere murislerin vefatından sonra taraflar arasında miras taksim sözleşmesi yapıldığı ve şirket hisselerinin bu sözleşmeye dahil edilmediği konusunda çekişme olmadığı, murislerin malvarlığının çokluğu, ve tarafların muris ile beşeri ilişkilerine ilişkin tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, tasarrufun davacıdan mal kaçırma amacı taşımadığı,

her ne kadar davacının eşinin murisler tarafından istenilmediği belirtilmişse de davacının şirketi satın almasında murisin katkısının bulunduğu ve şirket merkezinin dahi ilk olarak muris adına kayıtlı olduğunun çekişmesiz olduğu ve murislerin sağlığında da her iki taraf lehine de kazandırmalar yaptığı, murislerin çocuklarını birbirinden ayırt etmediği yönündeki tanık beyanlarına itibar edilerek muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu ...

Çimento’ya ait hisseler hakkında hisseyi çıkaran şirketten gönderilen yazıda, davacı veya murisi adına kayıtlı bir hissenin bulunmadığı, kendilerinin de böyle bir kayıt tutmadıkları, hisselerinin merkezi kayıt kuruluşunda kayıtlı olduğunun bildirildiği, İş Bankasından gönderilen yazıda da davalının ...

Çimento A.Ş. hisselerin satışının yapıldığına dair bilgi ile dekont örneğinin gönderildiği ve bu evraklardan anlaşıldığına göre bahsi geçen hisselerin borsada işlem gören hamiline yazılı hisseler olduğu, diğer dava konusu ...

Plastik’in kuruluş tarihi itibarıyla davacının 25 yaşında üniversite mezunu olup davalı adına kayıtlı hissenin tamamının 12.09.1997 tarihli devir sözleşmesi ile davacıya devredildiği, murisler Sıdıka ve ... ...'nun şirketteki tüm hisselerini 13.09.2007 tarihinde noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile davalıya devrettikleri, devir işlemi esnasında davacının dava dışı şirketin ortağı ve yetkili temsilcisi olduğu,

devir işleminin bizzat davacı ve davalının imzasını taşıyan 19.09.2007 tarih ve 42 sayılı karar ile davacı ve davalının bu devir sonrası oluşan hisse oranları da belirtilerek ana sözlemede değişiklik yapılmasına ve keyfiyetin tescil ve ilan edilmesine oy birliği ile karar verildiği, davacının şirketi temsilen talebi üzerine de ticaret siciline tescil ve ilan edildiği, davalıya muris tarafından mirasçılardan mal kaçırma kastıyla devir olunduğu iddia edilen ...

Çimento’ya ait hisselerin hamile yazılı hisseler olduğu ve Merkezi Kayıt Kuruluşunca kaydının tutulduğu, mülkiyetinin zilyetliğin geçirilmesi ile gerçekleştiği, bu hisselerin satış veya bağışına ilişkin hukukumuzda herhangi bir şekil şartı öngörülmediği,

bağışlama sözleşmelerinin geçerliliği münhasıran bir şekil unsuruna bağlanmamış olup, bağışlanan malvarlığının niteliğine göre şekil unsurunun değerlendirilmesi gerektiği, bu bağlamda taşınır mal bağışlama sözleşmeleri kural olarak resmi şekle tabi değil iken, taşınmaz mal bağışlarının mutlaka resmi memur huzurunda yapılması gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 288. maddesi uyarınca resmi şekil şartına bağlı olmayan bağışlamalarda bağışlama sözünün yerine getirilmesi halinde bir daha bu sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği,

bahsi geçen hisse senetlerinin tarafların iradelerinin uyuşmasıyla bağış işlemi hakkında yasada herhangi bir şekil şartı da öngörülmediğinden geçerli olduğu, anonim şirket hisse senetlerinin “taşınır mal” hükmünde olduğu ve senede bağlanmış hamile yazılı pay senetlerinin devrinin zilyetliğin geçirilmesi ile gerçekleşeceğinin izahtan vareste bulunduğu,

bu doğrultuda şirket hisse devrinin hukuka uygun olarak gerçekleştiği, gizlenen işlemin geçerli olduğu böylesi durumlarda muris muvazaası sebebiyle işlemin iptal edilmesinin mümkün olmayıp şartları var ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 565. maddesi uyarınca mahfuz hissesi oranında “tenkis” talebinde bulunulmasının mümkün görüldüğü, eldeki uyuşmazlıkta böyle bir talebin de bulunmadığı ve ... Çimento hisselerine ilişkin davanın reddinin gerektiği, öte yandan ...

Plastik hisselerinin davalıya murisler tarafından 2007 yılında devredildiği, davacının bizzat şirket karar defteri ile bu durumu kayıtlara geçtiği, davanın açıldığı 2020 tarihine kadar da herhangi bir itirazı olmadığı, yine taraflar arasında 27.09.2012 tarihinde imzalanan düzenleme şeklinde ...-i miras taksim mukavelesi bulunduğu, dava konusu hisselerin taksim sözleşmesi kapsamına da alınmadığı, yine taksim sözleşmesinden anlaşıldığına göre tarafların kıymeti hayli yüksek taşınmazları paylaştıkları, davalıya geçirilen hisselerin murislerin tek veya en kıymetli mal varlığı olmadığı,

murislerin davacının eşini sevmediği gerekçesi ile davalı lehine mal kaçırma niyetinde olmaları halinde taşınmazlar hakkında da işlem yapmaları gerektiği, dinlenen tanık beyanları ile de murislerin adaletli kişiler olduğunun anlaşıldığı, çocukları arasında ayrım yapmadığının beyan edildiği, dolayısıyla murislerin mal kaçırma kasıtyla hareket ettikleri husususun ispat edilmediği, sonuç olarak ...

Çimento hisseleri yönünden hisse senedinin niteliği gereği muris muvazaasına konu olamayacağı ve ayrıca muvazaanın ispatlanamadığı; ... Plastik hisseleri yönünden ise muvazaa iddiası ve murislerin mal kaçırma kastıyla hareket ettiklerinin ispat edilmemiş olması nedeniyle davanın reddinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, muris muvazaası iddiasına dayalı şirket hisse devirlerinin geçersizliğinin tespiti ve bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5824, K. 2025/3680, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5824
Karar No
2025/3680
Tarih
26 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5844 K.2025/3394
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5852 K.2025/5681
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5856 K.2025/3601
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/5859 K.2025/3666
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/6121 K.2025/6454
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/6281 K.2025/3845

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.