İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/5856 K.2024/8127

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2024/5856Karar2024/8127Tarih20 Kasım 2024Okuma5 dk · 1.014 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/5856 E., 2024/8127 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Kasım 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/619 Esas, 2022/1724 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Kırıkkale 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/37 E., 2020/100 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.014 kelime·5 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.10.2005 tarihinde davalı ... ile yaptığı anlaşmaya bağlı olarak 2005 yılının 11. ayından 2009 yılının Ekim ayına kadar Kırıkkale Şehir İçi Toplu Taşıma işini ihaleli olarak yaptığını, kamu otoritesi olarak davalının sözleşme gereği kendisine düşen görevi yerine getirerek dolmuş durakları, otobüs durakları ve buralardaki taşıma düzenini sağlayacağını varsayarak bu ihaleye girdiğini ancak davalı idarenin koşulları sağlayamadığını, müvekkili şirketin bu yükümlülükleri yerine getirmesi konusunda davalıya defalarca talep ve başvuru yaptığını, ancak duraklardaki minibüs beklemelerini,

hatta müvekkili şirkete tahsis edilen otobüs hareket alanının bile minibüsçüler tarafından işgal edilerek müvekkili firmanın çalışmasına engel olmasının önünü alamadığını, bu konuda müvekkili şirket tarafından defalarca tespitler yaptırıldığını, davalı belediyeye başvurarak “çalışamadığını, minibüsler tarafından otobüs hareket merkezinin ve durakların minibüsler tarafından işgal edildiğini, firmanın zarar ettiğini” belirterek önlem alınmasını, UNKOME kararlarına uyulmasının sağlanmasını, çalışma koşullarının sözleşmedeki gibi sağlanmasını talep ettiğini, davalının hiçbir önlem almadığını,

minibüsçülerin kurallara uymasının sağlandığı ve sözleşme koşullarının sağlandığı 2 gün müvekkilinin günlük ortalama 13.000 kişi taşıdığını, bu ilk 2 günden sonra davalının sözleşme koşullarını sağlamaması nedeniyle müvekkilinin 3.000 kişi taşıyarak zarar ettiğini, il trafik komisyonu tarafından alınan kararlara hatlı minibüslerin uymasının belediye tarafından temin edilmediğini, minibüsçülerin kurallara aykırı bekleme yaptığını ileri sürerek şimdilik 100.000,00 TL zararın hak ediş tarihlerinden itibaren en yüksek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya belli bir yolcu sayısı taahhüt etmediğini, davacıya verilen hatlar nazara alındığında günde 14 sefer yapıldığı varsayımı ile tam kapasitenin günlük 17.920 kişi olduğu görülmekte ise de bu kapasitenin gerçekleşemeyeceğini, ilde minibüs ve otobüs toplam yolcu kapasitesinin okullar açıkken 19.000, kapalıyken 17.000 olduğunu, minibüslerin 6 kat fazla sefer gerçekleştirdiğini, şehir içi mahallelerden şehir merkezine yürüme mesafesinin yakın olması nedeni ile birçok vatandaşın ne dolmuş ne de davacı firmanın araçlarını tercih etmediğini,

davacının ihale süresinin bitmesinden sonra açılan tüm ihalelere herhangi bir itiraz olmaksızın davacının da katıldığını hatta katıldığı ihalede ihalenin iptali kararının iptali için dava açtığını, davacı firmanın zarar ettiğini belirttiği toplu taşımacılık işinde tekrar girişimlerinin açılan davada samimiyetini ortaya koyduğunu, davacının engellendiği iddiasının haksız rekabet taleplerinin özel hukuk hükümlerine göre minibüsçüler ile aralarında çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık olduğundan bu nedenle de açılan davanın reddi gerektiğini, davacı firma ile imzalanan sözleşmenin ihale süresinin sona ermesi nedeni ile sonlandığını,

güzergaha uyum sorunun yaşanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, dosyada, davacıların çalıştırdığı otobüslerin seyir güzergahının yolcu sayısı ya da minibüsler tarafından taşınan yolcu sayısına ilişkin herhangi bir veri bulunmadığı, teknik bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, talep edilen gelir kaybının hesaplanmasında mukayese yapabilmek için otobüslere binenlerin yanı sıra, minibüslere binenlerin de sayılarının bilinmesi,

davacının zararının hesaplanabilmesi için fiilen taşıdığı yolcu sayısının yanında, taşıması gereken yolcu sayısına ilişkin verilerin de elde bulunması gerektiği, İl Trafik Komisyonu ve Belediye Trafik Komisyonu kararlarına aykırı olarak bekleme, duraklama yapan minibüslerin, bu yolla davacının taşıyabileceği yolcuları aldığı ve davacı firmanın bu sebeple zarara uğramış olabileceği söylenebilir ise de dosya içerisinde mevcut veriler üzerinden bu zarara ilişkin herhangi bir hesaplama yapılamayacağı, minibüslerin komisyon kararlarına aykırı olarak davacı firmanın kaç yolcusunu taşıdığının tespit edilemeyeceği,

Kırıkkale Minibüsçüler Esnaf Odası’nın sunduğu yazıda “davacı odaya kayıtlı olmadığından yazıda belirtilen yıllara ait indi bindi yolcu sayısının tespit edilemediğinin” belirtildiği, kira sözleşmesinde, kiralanan hatlarda taşınacak yolcu sayısına ilişkin herhangi bir taahhüt bulunmadığı, sözleşme ile davacıya herhangi bir yolcu sayısı taahhüt edilmediği de nazara alındığında, minibüslerin trafik komisyonu kararlarına aykırı bekleme ve duraklama yapmak sureti ile taşıdığı yolcuların, davacının zararına sebebiyet vermesi halinin, davalı idarenin sözleşmesel bir sorumluluğuna sebep olmayacağı, alınan pek çok düzenleyici karar ile,

hatlı minibüslerin herhangi bir yerde bekleme ve depolama yapmasının yasaklanmasına karşın, davalı tarafından bu yasağa ilişkin denetimlerin yapılmaması halinin, davacı uhdesinde bulunan hatlardan elde edilecek gelirin azalmasına sebebiyet verdiği aşamada hizmet kusuru olarak değerlendirilebilmesi mümkün ise de bu durumda dahi açıklanan sebeplerle, hizmet kusurunun sebebiyet verdiği zarar miktarının hesaplanmasına imkan bulunmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmede yolcu sayısına ilişkin bir garanti bulunmadığı, sözleşmede sadece hatların kiraya verildiği, davacının otobüsleri ile minibüslerin çalışma koşullarına, otobüs ve minibüs durakları ve çalışma düzenine ilişkin bir hükme yer verilmediği, buna göre taraflar arasındaki sözleşmede davacının tazminat talebine esas teşkil edecek bir hüküm bulunmadığı,

her ne kadar davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde haksız fiil hükümlerine dayandıklarını ileri sürmüş ise de tarafların, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunmasını genişletemeyeceği yahut değiştiremeyeceği, yerel mahkemece davanın reddi yönünde verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5856, K. 2024/8127, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz İncelemesi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5856
Karar No
2024/8127
Tarih
20 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5858 K.2024/11641
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5861 K.2024/11315
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/5862 K.2024/17010
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/5864 K.2024/7625
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/5865 K.2024/9874
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/5868 K.2024/7841

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.