KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5894 E., 2025/4065 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1303 Esas, 2024/1479 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2011/70834 sayılı "T.." ibareli 29. sınıfta tescilli markanın ve 2011/5790 sayılı ızgara pişirici tasarımının sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin markası ve tasarımına tecavüz teşkil eder şekilde kullanımları bulunduğunu, müşterilerin müvekkili zannıyla davalının işletmesine gittiklerini, davalının eylemlerinin haksız rekabet yarattığını, davalının 2016/98121 sayılı "B....+ şekil" ibareli 43. sınıfta tescilli markasının müvekkilinin tanınmış markası ile benzerlik taşıdığını, davalının müvekkilinin tescili marka ve tasarımına benzer kullanımları ile haksız kazanç elde ettiğini,
davalının markasının hükümsüz kılınması için gerekli koşulların oluştuğunu, davalının eylemleri nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek davalının müvekkilinin marka ve tasarım hakkına tecavüzde bulunduğu, haksız rekabet yaratığının tespitine, 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline, davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kendi adına tescilli markasını kullandığını, markaya ve tasarıma tecavüz, haksız rekabet iddialarını kabul etmediklerini, davacının markasını, tasarımını müvekkilinin kullanımının söz konusu olmadığını, müvekkilinin markasının davacının markasına benzemediğini, hükümsüzlük koşulları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markasının “.. ..” ibareli, davalının markasının ise ".....+ şekil" ibareli olduğu, davalı markasında esas unsurun “... .." ve şekil olduğu, görsel açıdan davacının markası ile davalının markası arasında benzerlik olmadığı, anlamsal benzerliğin düşük seviyede olduğu, davacının markasının tüketiciler tarafından cins adı olarak algılanabileceği, davalının markası ile karıştırılmayacağı, davacının markasının tanınmışlık kriterini sağlamadığı, davacının davalıya karşı korunmaya değer üstün hak sahibi olmadığı, davalının kötüniyetli bulunmadığı,
davalının markasının hükümsüzlüğüne ilişkin koşulların oluşmadığı, davalının tescilli markasını kullanmasının, haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahallinde yapılan keşifte dava konusu markaların tescil kayıtları, menü içeriklerinin incelendiği ve alınan bilirkişi raporunda davacının tasarımının davalı tarafından kullanıldığına ilişkin herhangi bir kullanım örneğine rastlanmadığı, keşif yapılan adresin 3. kişi tarafından işletildiği, davalının markası ile davacının markasının benzer kabul edilmesinin mümkün olmadığı yönünde kanaat bildirildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ve tasarım hakkına tecavüzün haksız rekabetin tespiti önlenmesi maddi ve manevi tazminat ile davalının markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5894, K. 2025/4065, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama