KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6081 E., 2025/4554 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/739 Esas, 2024/1642 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/49 E., 2024/184 K.
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... ile davalı şirket arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, diğer müvekkillerce bu sözleşmenin teminatı olarak davalı şirket lehine ipotek tesis edildiğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin sona erdirilmesi sonrasında davalı şirket tarafından 2 adet vade farkı faturası düzenlenerek bu vade farkı faturasından kaynaklı alacağın tahsili için müvekkilleri aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine girişildiğini,
müvekkillerinin bayilik sözleşmesinden kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığı gibi davacının da vade farkından kaynaklı bir alacağının olmadığını ileri sürerek İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2019/3099 E. sayılı takip dosyası uyarınca davalıya borçlu olmadığının tespiti ile taraflar arasındaki sözleşmenin teminatı amacıyla tesis edilen ipoteklerin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 26.04.2019 tarihli ihtarla sona erdiğini, müvekkilinin taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca vade farkı talep etme hakkının bulunduğunu, bu doğrultuda düzenlenen faturaların tahsili için yapılan takipte de usule aykırılık bulunmadığını, öte yandan taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkilinin defter ve belgelerine itibar edileceğine yönelik münhasır delil sözleşmesi bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile diğer tarafın ispat hakkını tümüyle kaldıracak nitelikteki delil sözleşmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 193/2. maddesi uyarınca geçersiz olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer alan ve davalı tarafça düzenlenmiş olan iki adet vade farkı faturasının davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı, kaydın kayıt sahibi yani davalı lehine delil özelliği bulunmadığı ve bu iki adet vade farkı faturasından kaynaklı alacağın alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafça başka delillerle de ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6081, K. 2025/4554, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama