KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6096 E., 2025/5404 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1676 Esas, 2024/1076 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/311 E., 2021/202 K.
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.09.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından davalı tarafa 1.221.533,79 USD tutarlı faturaların düzenlendiğini, faturalara karşı borcun kısmen ödendiğini, yapılan ödemelerin 1.108.142,46 USD olduğunu, bakiye borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlattıklarını ve davalı tarafça borca itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arsındaki ilişkinin 29.08.2017 tarihli “... Binası ve Çelik İmalat Servisi Binasına Ait Mekanik ve Elektrik Tesisat İşlerinin Yapımına Dair Sözleşme” olduğunu, sözleşmede müvekkilinin işveren ve davacı tarafın yüklenici olduğunu, sözleşmenin 26. maddesinde yüklenicinin sorumluluklarının belirtildiğini, davaya konu edilen ticari ilişkinin mal alım satım işi olmadığını, davacı tarafından düzenlenen faturalar toplamının 1.221.533,79 USD olduğunu, 1.108.231,46 USD ödeme yaptıklarını, farkın 113.302,33 USD olduğunu, bu tutardan iki adet daire bedeli olarak 110.000,00 USD ve dairelerin tapu harçları olarak 2.326,33 USD toplamı 112.326,33 USD bedelin mahsubu ile bakiye tutarın 976,00 USD kaldığı savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu faturaların her iki taraf ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, faturaya konu malların teslim edilmediği iddiasını davalının ispatlaması gerektiği, davalı tarafın incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre takibe konu borcun ödenmediğinin görüldüğü,
kendisine ispat yükü düşen davalı tarafın ticari defter veya sair belgelerle iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak miktarı olan 113.391,33 USD üzerinden devamına, işlemiş faiz yönünden davacı vekilinin itirazın iptali talebinin reddine, asıl alacak miktarının takip tarihindeki TL karşılığının %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olup, dava ve takip konusu faturaların her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, defter kayıtlarına göre faturalardan kaynaklı bakiye borcun 113.391,33 USD olduğu, davalının sunduğu sözleşme, e-mail ve Whatsapp yazışmalarının davacı tarafça kabul edilmediği, yine borca mahsuben davacıya devredildiği ileri sürülen 2 adet dairenin takip konusu faturalara mahsuben devredildiğinin de yazılı belge ile ispatlanamadığı, bu haliyle faturalardan kaynaklanan bakiye borcun ödenmediği ve İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6096, K. 2025/5404, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama