İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/6405 K.2025/4128

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…

Esas2024/6405Karar2025/4128Tarih16 Haziran 2025Okuma11 dk · 2.221 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/6405 E., 2025/4128 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Haziran 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/188 Esas, 2024/1639 Karar
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/441 E., 2021/158 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.221 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “... (...)” ve ... (...)” temalı sabahlık ürününü üretip ticaretini yaptığını, 2017/... numaralı “... ... & ... ...” markasını 25.08.2017 tarihli başvuru ile 30.01.2018 tarihinde tescil ettirdiğini, söz konusu ürünlerin satışını ağırlıklı olarak “...” adlı Instagram hesabından ve brideandhabystore.com alan adlı internet sitesi üzerinden yaptığını, "... (...) ...” üretimi konusunda tanınır hale geldiğini, davalının sektörde ... ayakkabısı işinde faaliyet göstermekte iken müvekkilinin de katıldığı 2018 yılı Evlilik Fuarından sonra ... ... işine girdiğini,

akabinde müvekkilinin 2014 yılından beri kullandığı 01.11.2016 tarihli ... paylaşımı “...” ve “...” ibarelerini herhangi bir zorunluluk olmamasına rağmen müvekkilinin kullandığı figüratif desenlerin birebir aynısı ile marka olarak tescil ettirdiğini, tarafların birlikte fuarlara katıldıklarını ve ortak çalışmayı dahi düşündüklerini, davalının tescil tarihinden önce müvekkilinden ve müvekkilinin kullandığı “...” ve “...” markalarından haberdar olduğunu,

sonrasında kötüniyetli şekilde müvekkilinin kullandığı “...” markasını müvekkilinin kullandığı şekillerle bire bir benzeri olacak şekilde tescil ettirdiği için müvekkilinin Instagram sayfasının kapanabileceğini ileri sürerek 2019/... numaralı "..." ibareli markanın, 2018/.. numaralı "..." ibareli markanın, 2018/.. numaralı “...” ibareli “markanın, 2018/.. numaralı “...” ibareli markanın, 2018/.. numaralı “...” ibareli markanın, 2018/... numaralı “...” ibareli markanın, 2018/.. numaralı “...” ibareli markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 5/1-c, 6/9, 25/1 hükümleri uyarınca hükümsüzlüğüne.

2019/... numaralı “...” ibareli markanın, 2019/... numaralı "..." ibareli markanın ve 2019/... numaralı “...” ibareli markanın nihai karar verilinceye kadar tescil edilmesi durumunda hükümsüzlüğüne ve aynı Kanun’un 154/3 hükmü uyarınca https://www.....com/...../ ve https://www......com internet sitelerinde müvekkilinin markasal kullanımlarının davalının markasından doğan haklarına tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2018/.., 2018/.., 2018/.., 2018/.., 2018/.., 2019/... ve| 2019/... numaralı “...” esas unsurlu markaların sahibi olduğunu ve bunlar dışında yine aynı ibareli 2019/.. ve 2019/.. numaralı markalarının da tesciline karar verildiğini, “...” ibareli markasının da tüm sınıflar bakımından yayınlanmasının yolunun açıldığını, 2014 yılından beri gelinler için ayakkabı ve aksesuar üreten müvekkilinin müşterilerinin talepleri doğrultusunda sabahlıklar için numune üretimine ilişkin çalışmalarına 2014 yılında başladığını,

tanınan kişilerin müşterileri olduğunu ve bu kişiler tarafından kamuya açık televizyon basında yer alan medya ve haberlerle müvekkilinin bilinirliğinin arttığını, 2017 yılı içinde sabahlık satışına başladığını, ilk görselin 17.11.2017 tarihinde ... ... adlı ... hesabı üzerinden yayınlandığını, fuar katılımları ve TV programları nedeniyle bu marka adı altında satışa sunulan sabahlıkların maruf hale geldiğini, davacının ilk olarak 06.12.2016 tarihinde gelinlikler için sabahlık kategorisinde görseller paylaşmaya başladığını, bu tarihten önce sabun üretimi yaptığını,

markanın tescilli olduğu emtialar açısından cins vasıf bildiren bir ibare olmadığını, olsa bile zaten kullanımla ayırt edicilik vasfına sahip bulunduğunu ve bu nedenle hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceğini, asıl davacının kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davacının tescilli "... and ... ..." markasını değil de tescilsiz “...” ibaresini kullandığını, davacının kullanımının müvekkilinin ticari itibarından ve tanınmışlığından faydalanmak amacını da güttüğünü savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davalının 2019/... numaralı “... + şekil”, 2019/.. numaralı “...+şekil”, 2019/.. numaralı “...+ şekil” markalarının 35. sınıfta, 2018/.. numaralı “...+şekil”, 2018/.. numaralı “...+şekil”, 2018/.. numaralı “...+şekil”, 2018/.. numaralı “...+şekil”, 2018/.. numaralı “... +şekil”, 2018/.. numaralı “...+şekil” markalarının 25. sınıfta ve 2019/.. numaralı “...” markasının ise 25 ve 35. sınıflarda tescilli olduğu, hükümsüzlük davası bakımından davaya konu “...” ve “...” ibarelerinin İngilizce olup Türkçe'de ... ve ... anlamlarına geldiği,

bu ibarelerin tescilli olduğu sınıf bakımından vasıf bildirici ve tanımlayıcı olup olmadığı, tescil edilip edilmeyeceği yönünden yapılan değerlendirmede, her ne kadar alınan bilirkişi raporunda ibarelerin tanımlayıcı ve vasıf bildirici olduğu belirtilerek marka olarak tescil edilemeyecekleri mütalaa edilmişse de davalı markasının tescilli olduğu 25. sınıf kapsamı incelendiğinde "koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler, ayak giysileri, ayakkabılar, terlikler, sandaletler baş giysileri, şapkalar, kasketler, bereler, takkeler,

kepler" emtialarını içerdiği, davalı kullanımlarının daha çok sabahlık ürün gurubunda olduğu gözetildiğinde sabahlığın herkes tarafından kullanılan bir ürün olup ... ve nedimelere atfedilemeyeceğinden tanımlayıcı olmadığı, “...” ve “...” ibarelerinin ancak gelinlikler ve düğünle ilişkili olan iç ve dış giysiler bakımından tanımlayıcı olabileceği, 25. sınıf içerisinde bulunan diğer mal ve hizmetler bakımından ise özel olarak gelinlere yönelik bir emtia bulunmadığından bu ürünler bakımından da tanımlayıcı olarak kabul edilemeyeceği,

özellikle hükümsüzlük iddiasına gerekçe gösterilen sabahlıkların gelinler tarafından giyilmesi ve buna ilişkin davalı tarafından tanıtım ve satış yapılmasının bu markaların sabahlıklar bakımından vasıf bildirici ve tanımlayıcı mahiyette olduğu anlamına gelmeyeceği, yine davalının bu ürünlerde “...” ve “...” markasını kullanmak istemesinin ve bu yönde markaları tescil ettirmesinin de kötüniyetli olarak değerlendirilemeyeceği, kaldı ki kötüniyeti iddia edenin ispat etmesi gerektiği, sadece marka tesciline dayanılarak yapılan kötüniyet iddiasının da ispatlanamadığı ve bu nedenle hükümsüzlük davasının koşullarının oluşmadığı;

davacı kullanımlarının davalı markalarına tecavüz teşkil edip etmediği yönünden yapılan değerlendirmede ise, alınan ilk bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı kullanımlarının sıfat bildirir mahiyette olup markasal bir kullanım olmadığı,

her ne kadar davacı kullanımlarındaki şekil unsurları davalı tescilli markalarına benzese de bu benzerliğin markasal kullanım olmaması nedeniyle marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği, hem alınan bilirkişi raporunda hem de davalı tarafından sunulan 19.04.021 tarihli hukuki mütalaada belirtildiği gibi davacının “...” ve “...” ibarelerini sıfat bildirir biçimde kullanmasının önünde bir engel olmadığı,

davacıya ait dava konusu www.....com/... ve www.....com internet sitelerindeki “...” ve “...” kullanımlarının ürünün vasfına yönelik tanımlayıcı kullanımlar olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle, davacıya ait www.....com/... ve www.....com internet sitelerindeki “...” unsurlu kullanımların davalı markalarına tecavüz etmediğinin tespitine, hükümsüzlük davasının reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tarafların evlilik sektöründe gelinler için iç giyim ürünleri üretip satışını yaptıkları, “...” ve “...” ibarelerinin Türkçe karşılığının “...” ve “...” olduğu,

markaların tescilli oldukları 25. sınıf "koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler, ayak giysileri, ayakkabılar, terlikler, sandaletler baş giysileri, şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler" emtiaları yönünden cins vasıf belirten tanımlayıcı ibareler olmadıkları, nitekim davalının markayı kullandığı ürünün cinsinin bir iç giyim olan "sabahlık" olduğu, sabahlığın sadece doğrudan gelinleri ilgilendiren bir ürün olmadığı,

aksine ürünün toplumun her kesimine hitap edebilecek bir ürün olduğu dikkate alındığında ... yada ... ibaresinin sabahlık yada tescilli olduğu diğer emtiaları tanımlayan ibare olduğundan söz edilemeyeceği, markanın kullanıldığı ürünün özellikle gelinlerin tercih edebileceği şekilde üretilmesinin de bu sonucu değiştirmeyeceği, dolayısıyla mutlak ret nedenine dayalı hükümsüzlük talebinin yerinde görülmediği,

kötüniyetli tescil iddiasına gelince, öğreti ve yerleşik yargısal uygulamaya göre kötüniyetle marka tescilinden bahsedebilmek için marka başvurusunda bulunan kişinin, markaya konu mal ve hizmeti üretip pazarlamaktan daha ziyade başkalarının ticaretine engel olmak, marka tescili yoluyla başkalarından haksız para koparmaya çalışmak veya vekâlet, bayilik, dağıtıcılık, acentelik vb. ilişki nedeniyle kendisine duyulan güvene ve ticari dürüstlük kuralına aykırı davranış içerisinde bulunması gerektiği, somut olayda tarafların aynı sektörde faaliyet yürüttüğü,

bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği üzere davacının ... hesabından ilk paylaşımının sabun emtiası olduğu ve sırtında “...” ibaresi olan ... ... paylaşımının ise 06.12.2016 tarihinde yapıldığı, paylaşımdaki ürünün sırtında anılan ibarenin yanlarında melek kanadı şekli de olduğu, yine ibarenin taç, hem taç hem melek kanadı ve pırlanta taş figürleriyle birlikte kullanıldığı,

kelime unsurunun el yazısı şeklinde kaligrafik özellik katılarak ve ibarenin altına ilgili ürünü talep eden müşterinin isminin de yazıldığı şekliyle ürün paylaşımlarının 2017-2018 yıllarında devam ettiği, yine aynı dönemde el yazısıyla “...” ibareli ürün paylaşımının da yapıldığı, aynı ürünlerin nakışlı sabahlık olarak sırtı görünecek şekilde internet sitesinde de tanıtımının ve satışının yapıldığı,

davalı adına “...” ibareli davacı kullanımlarındaki şekil unsurlarında küçük değişiklikler bulunan ilk marka başvurularının ise 21.09.2018 tarihinde yapıldığı ve tescil başvurularının kısa aralıklarla benzer şekil unsurları ve yazı stiliyle devam ettiği, “...” ibareli marka başvurusunun ise 04.11.2019 tarihli olduğu, tescil edilen markaların figüratif unsurlarla birlikte davacı tarafından davalı tescillerinden önce kullanıldığı, davacının bu ibareyi marka olarak ihdas ve istimal ettiği, ciddi kullanım sonucu ilgili piyasada maruf hale getirdiği iddiasının ve dolayısıyla marka olarak gerçek hak sahipliği iddiasının somut davada bulunmadığı,

aksine bu ibarenin tanımlayıcı olduğu ve herkes tarafından kullanılan genel ifadeler olduğundan bahisle mutlak ret nedenlerine dayalı olarak marka olarak tescil edilemeyeceği iddiasında olduğu, bu iddia ile çelişen markanın gerçek hak sahipliği yönünden ileri sürülen bir vakıa bulunmadığından anılan hususlarda bir değerlendirme yapılmadığı, burada değerlendirilmesi gereken hususun davacının markasal olarak kullanmadığını belirttiği ibarelerin eskiye dayalı kullanım sebebiyle aynı şekil unsurları ile birlikte davalı tarafından tescil ettirilmesinin kötüniyetli tescil olup olmadığı noktasında olduğu,

her ne kadar davacı marka olarak tescil edilen ibareleri benzer şekil unsurları ile birlikte eskiye dayalı olarak kullanmaya başlamış ise de davacının da kabulünde olduğu ve bilirkişilerce tespit edildiği üzere bu kullanımların markasal kullanım olmaması ile ürünün hitap ettiği kitleyi ve kullanım amacını tanımlayan bir kullanım olması dikkate alındığında davalının 25. sınıf emtialar için marka olarak ilk kez tescilinin kötüniyetli olduğunun da kabul edilemeyeceği, bu nedenle davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü talebinin reddi kararında hukuka aykırılık görülmediği;

davacının ticari faaliyeti kapsamındaki kullanımlarının davalı markalarına tecavüz teşkil edip etmediği hususunun SMK’nın 154/1 hükmü bağlamında değerlendirilmesine gelince, alınan bilirkişi raporlarında davacının kullanımlarının markasal kullanım olmadığı, sabahlık ürünlerinin sırt kısmında “... (...) + isim”; “... (...) + isim” ibarelerinin yer aldığı, bu kullanımlarda yer alan “... (...)” ve “... (...)” ibarelerinin unvan olarak kullanılmakta olduğunun tespit edildiği, davacının eskiye dayalı kullanımlarının tescilli markalardaki şekil unsurlarını da içerdiği,

marka hakkının sağladığı koruma kural olarak tescil ile doğup markanın sahibine sağladığı haklar üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade edeceğinden davalının eski tarihli tescilsiz kullanım iddiasıyla davacının kullanımlarının tecavüz teşkil ettiği iddiasının dinlenemeyeceği, dolayısıyla davalının sonraki tarihli tescillerin kurucu tescil olduğu ve tescilin davacı kullanımları ile benzer bulunduğu,

somut olayda sonraki marka tescilinin davacının eskiye dayalı kullanımına yaklaştırıldığından söz edilebileceği, tescillerden sonra önceki kullanımlardan farklı olarak davalı markasına yakınlaştıracak biçimde davacının markasal kullanımının bulunmadığı, ... ve ... kelimelerinin İngilizce karşılıklarının sıfat olarak herkesçe kullanılabileceği, ürünün kullanım amacına göre bu ibarelerin kullanımının yaygın olduğu, piyasada aynı şekilde çeşitli şirketlere ait ürünlerin bulunduğu,

davacı tarafça ürün üzerinde kullanım amacını tanımlayan bir ibare ve sıfat olarak ayrıca müşteri ismini içerecek şekilde konumlandırılmasının markasal kullanım olmaması nedeniyle marka hakkına tecavüz de teşkil etmeyeceği, yine ... ve internet sitesinde “...” ifadesinin davalının tescilinden önce ve sayfanın içeriğine ilişkin bilgi veren bir ifade olarak kullanıldığı, bu nedenlerle davacının tüm bu kullanımlarının hukuka uygun olduğu,

davalının markasal kullanım olmaması şartıyla bu şekildeki tanımlayıcı kullanımlara katlanmak zorunda olduğu ve tescilli markalarına tecavüz teşkil etmediğinin tespiti yönünde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı markalarının kötüniyetli tescil ve mutlak ret nedeni olan SMK 5/1.c hükmü uyarınca hükümsüzlüğüne ve davacı kullanımlarının davalının tescilli markalarına tecavüz teşkil etmediğinin SMK'nın 154/3 hükmü uyarınca tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının, dava konusu kullanımlarının markasal olup olmadığı ve markasal ise bu kullanımların davalı markasına tecavüz edip etmediği noktasında toplanmakta olup, İlk Derece Mahkemesince davacının “...” ve “...” ibarelerini sıfat bildirir biçimde kullanmasının önünde bir engel olmadığı ve davacının tüm kullanımlarının bu mahiyette olduğu ve tecavüz teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın bu yönden kabulüne karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince de karar yerinde görülmekle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

SMK'nın 29/1.a hükmü gereği markanın aynı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen biçimde tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle de aynı veya benzer mal/ hizmetleri kapsayan, bu nedenle de halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin mal veya ambalajı üzerine konulması suretiyle kullanılması marka hakkına tecavüz oluşturur.

Somut olayda davalının adına tescilli markaları "..." ve "..." kelimelerinin bazı markalarda "i" harfinin kalp şekliyle ve stilize yazım karakteri ile yazılması ve yine bu ibarelerle birlikte olmak üzere taç, zeytin dalı, kanat, elmas ve melek tacı figürleriyle oluşturulan çeşitli kombinasyonlardan meydana gelmiştir. Bunun yanında davacı yanın davalının marka hakkına tecavüz etmediği iddiasında bulunduğu kullanımları ise ürünlerin üzerinde olacak şekilde, "..." ve "..." kelimeleri ile birlikte kanat, taç, kalp, mücevher, melek tacından oluşan kombinasyonlarından oluşmaktadır. Bir işaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması SMK'nın 9. maddesi gereği markasal kullanım mahiyetinde olup bu davacının davaya konu kullanımları da davalının tescilli markalarıyla da genel itibariyle benzerdir.

Şu halde Mahkemece, isabetli şekilde davacının “...” ve “...” ibarelerini sıfat bildirir biçimde kullanmasının önünde bir engel olmadığı belirtilmişse de, davaya konu olan davacının çeşitli figürlerle kombinasyonlar oluşturarak yaptığı kullanımlarının markasal kullanımlar olduğu ve davalının tescilli markalarıyla da benzer olduğu dikkate alınarak, marka ve anılan figüratif işaretler üzerinde tarafların öncelik hakları detaylı ve denetime elverişli şekilde incelenmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre davacı kullanımının davalının tescilli markalarına tecavüz teşkil edip etmediği hususunda bir karar verilmesi gerekirken eksik ve yanılgılı değerlendirmeyle hüküm tesisi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI.SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alının temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6405, K. 2025/4128, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6405
Karar No
2025/4128
Tarih
16 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/6406 K.2025/4271
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/6408 K.2025/4336
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/6410 K.2025/7639
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/6412 K.2025/4307
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/6413 K.2025/4188
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/6414 K.2025/4039

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.