KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6444 E., 2025/3937 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1389 Esas, 2024/1583 Karar
- Karar
- Esastan Ret
Karar Metni
715 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafça temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 30, 35 ve 43. sınıf mal ve hizmetler yönünden gerçekleştirdiği 2018/122166 sayılı "baklavacı ... ..." ibareli marka tescil başvurusuna davalı ... tarafından 2006/16397, 2014/ 06144, 2014/06148, 2014/78395, 2014/78405 tescil numaralı, "...", "... şekil", "...", "... baklava", "koçakbak", "... kebap & baklava" ibareli markalar mesnet gösterilerek yapılan itiraz üzerine TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerledirme Kurulu (YİDK) kararı ile marka başvurusun reddedildiğini, ancak "..." ibaresinin ülkemizde yaygın kullanılan bir soyadı olduğunu,
davacıya ait "baklavacı ... ... ..." ibareli markada yer alan "..." ibaresinin müvekkilinin ad ve soyadı olduğunu, taraf markaları arasındaki logo, renklendirme, marka ibaresinin tamamı ve yazı karakterleri farklılığı dikkate alındığında karıştırmaya yol açabilecek bir benzerliğin bulunmadığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2020-M-1171 sayılı kararının iptali ile başvuru markasının tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının bütün olarak bıraktıkları izlenim göz önüne alındığında göze çarpan ve ortalama tüketicinin hafızasında kalan kısmının “...” sözcüğü olduğunu, "baklava” ibaresinin itiraza mesnet birçok markada bulunduğunu, taraf markalarının mal/hizmet listelerinde de aynı/aynı tür mallar/hizmetlerin yer aldığını, dolayısıyla tüketiciler nezdinde her iki markanın karıştırılması ve markalar arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesinin doğmasının muhtemel bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/162 E. numaralı dosyası ile davacının "..." ibaresini içeren markası hükümsüz kılınarak bu kararın kesinleştiğini, "..." sözcüğünün müvekkilinin soyadı olduğunu, uzun yıllardır kullanıldığını, markaya bilinirlik kazandırıldığını, müvekkilinin markasındaki sarı renkler ve baklava figürünün de logoda tüketicinin ilgisi çeken öğeler olduğunu, karşılaştırılan markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı gerçek kişi adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davacının "... ... ... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,
işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "... ... .... ..." markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı,
taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'nın 2020-M-1171 sayılı kararın iptaline, tescil talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "baklavacı ... ... ..." ibareli başvuru ile davalının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı,
bir bütün olarak dava konusu başvurunun davalı markalarından yeterince farklılaştığı, kaldı ki sırf başkasının tanınmış markasının tanınmışlığından yararlanmak için SMK'nın 7/5 hükmü bahane edilmediği müddetçe, kişinin kendi ismini ve soy ismini ticari teamüllere uygun ve dürüstçe kullanmasının hukuka aykırı olmadığı, somut olayda davacının kendi ad ve soyadını markasında kullanmak istemesinin dürüst ticari kullanım kapsamında kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6444, K. 2025/3937, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama