KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6454 E., 2025/4183 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/368 Esas, 2024/1095 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/1197 E., 2023/135 K.
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çimento fabrikasında çalıştığını, davalı taraf ile herhangi bir tanışıklığının olmadığını, davalı tarafın müvekkiline borç verdiği iddiasıyla kambiyo senetlerine ilişkin olarak takip başlattığını, borca ve imzaya itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan incelemede senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, davalının resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan ...
7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/28 E. sayılı dosyasında yargılandığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibe konulan senetlerin iptaline, davalının kötüniyetli olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının kendi rızasıyla senet imzaladığını, senet üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu, davacının besicilik işiyle uğraştığını, aralarında ticari ilişki bulunduğunu, davacının tamamen kötüniyetli olarak borcunu ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ceza dosyasında davalı sanığın, suça konu aldatma kabiliyeti bulunan sahte 2 adet bonoyu icra takibine konu etmek suretiyle üzerine atılı resmî belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırılıcılık suçlarını işlediğinin tespit edildiği, mahkumiyet kararının kesinleştiği, davacının takip konusu senetlere yönelik imza inkarında bulunduğu,
kesinleşen icra hukuk mahkemesi ve kesinleşen ceza mahkemesinde alınan raporlar ve kararlardaki belirlemelere göre açık ve net bir şekilde, davaya konu edilen senetler üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, takibin haksız ve kötüniyetli başlatıldığı gerekçesiyle takibe dayanak yapılan iki adet bono nedeniyle davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının senedin iptaline ilişkin istemi yönünden talebin reddine, asıl alacağın %20'si olan 100.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, takibe konu iki adet bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6454, K. 2025/4183, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama