KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6638 E., 2025/4775 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/216 Esas, 2024/1638 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/552 E., 2022/203 K.
Karar Metni
764 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, grup şirketi olan dava dışı ... Moda Tekstil San. Tic. Ltd.
Şti.'den “...” markasını 11.12.2020 tarihinde tam devir aldığını, işaretin 2019/125683 sayı ile davacı adına tescilli olduğunu, davacının uzun yıllardır tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, “...” markasını internet sitesinde, işyerlerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, yine spor giyim ve aksesuarları sektöründe faaliyet gösteren davalının “...” ibareli markasını 25. sınıfta 2021/025288 sayı ile adına tescil ettirdiğini, “...” ibaresini sattığı ürünlerinde ve internet sitesinde kullandığını, davalının kullanımlarının davacının tescilli markalarına tecavüz oluşturduğunu,
müvekkilinin tescilli markasının “...” anlamına geldiğini, davacının sosyal paylaşım siteleri ile kendi kullanmış olduğu paket ve poşetlerde “# ...” ibarelerini kullandığını, davalı kullanımlarının iltibasa sebebiyet verdiğini, davacının tescil ettirdiği marka adıyla “https://www.....com.tr” alan adını kullanmakta iken, davalının da “https://www.ortayacik.com” adını alarak davacının markasının birebir Türkçe çevirisini kullandığını, davalının kötüniyetli olduğunu, davalının, müvekkili davacının eski çalışanı olduğunu,
davacı şirketten 04.06.2020 tarihinde ayrıldıktan sonra davacı markasının Türkçe çevirisini 16.08.2021 tarihinde tescil ettirdiğini ileri sürerek davalının 2021/025288 tescil numaralı “...” ibareli markasının hükümsüzlüğüne, davalının müvekkiline ait markayı haksız kullandığının tespitine, tecavüzün önlenmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 2019/125683 marka numaralı Marka Tescil Belgesinde ve Yurt Dışı Madrid Marka Başvuru Durum Raporunda “...” markasının sahibi olarak dava dışı ... Moda Tekstil San. ve Tic. Ltd.
Şti.’nin göründüğünü, davacı tarafından markanın devralındığına dair herhangi bir belge sunulmadığını, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacıya ait marka ile müvekkiline ait markayı oluşturan işaretlerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik içermediğini, taraf markalarının farklı tüketici kitlesine hitap ettiğini, davacının “https://www.....com.tr” ve davalının “https://www.ortayacik.com” internet sitelerinin incelenmesi halinde;
davacının kadın ve erkeklere yönelik tekstil ürünleri ürettiğinin, malların kullanım amaçları ve alanlarının, kullanıcılarının, malların dış görünüşlerinin, niteliklerinin, malların piyasaya sürülmesinde kullanılan satış tekniklerinin farklı olduğunun görüleceğini, “...” sözcüklerinin de “...” sözcüğünden tercüme edilerek kullanılmadığını, davacıya ait “...” markasının, mal ve hizmetler için yaygın bir ad haline gelmediğini, “...” markasının, uluslararası veya ülke çapında tanınmadığını, “...” kelimesinin Türk dilinde 29 değişik anlama geldiğini, “Ortaya çıkmak” sözcüğünün bu anlamlardan sadece bir tanesi olduğunu, işaretler arasında görsel,
işitsel ve anlamsal benzerlik bulunmadığını, hükümsüzlük koşullarının ve tecavüzün oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı markasının “...” kelimesi ve şekil unsurundan oluştuğu, gerek kelime unsurunun ortalama tüketici algısında daha baskın ve hatırda kalıcı nitelik taşıması, gerekse davacı markasındaki şekil unsurunun orjinal ve dikkat çekicilik düzeyinin yüksek olmaması nedeniyle davacı markasındaki asli unsurun “...” ibaresi olduğu,
davalı markasının ise münhasıran “...” kelime unsurlarından teşkil ettiği, taraf markalarının hitap ettikleri tüketicilerin özel bir bilgi ve eğitim seviyesine sahip olmayan ortalama tüketiciler olması nedeniyle davalı markasını gördükleri anda İngilizce anlamı ile çağrışım yapma ihtimalinin çok düşük bulunduğu, fonetik ve görsel farklılıklar sebebiyle markaların farklı algılandıkları, taraf markaları arasında karıştırma ihtimalinin bulunmadığı,
işaretler arasında karıştırma ihtimalinin bulunmadığının tespiti karşısında davacının eski davacı çalışanı olmasının, kötüniyetli tescilin varlığına delil teşkil edemeyeceği nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “...+şekil” ibareli markası ile davalının “...” ibareli markaları aynı emtia sınıfında tescilli ise de; “...” ibaresinin halk arasında karşılığının bilinmediği, markalar arasında benzerlik olmadığından davalının, eski davacı çalışanı olmasının tek başına tescilde kötüniyetin ispatı için yeterli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, benzerlik ve kötüniyet iddiasına dayalı olarak marka hükümsüzlüğü ile davalının kullanımlarının markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, meni, refi istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6638, K. 2025/4775, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama