KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6908 E., 2025/4730 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1236 Esas, 2024/1533 Karar.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/267 E., 2022/147 K.
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “...”, “...”, “mitrebond”, “...”, “mitrapel”, “...”, “... debonder”, “... flex”, “mitreflex”, “... we bond the world”, “... dünyayı yapıştırıyoruz”, “...”, “...”, “mitrebond”, “... şekil”, “... shock şekil”, “... shock”, “... marine”, “... shock”, “new ... top activator”, “... wood”, “...”, “...”, “mitrepen”, “...”, “mitrebond”, “...”, “...”, “...”, “mitreglue”, “... adhesive”, “...”, “mitrebond şekil” ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu,
davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, müvekkili tarafından tescilli markaları mesnet gösterilerek yapılan itirazın nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, davalının “...” ibareli markasının müvekkili adına kayıtlı “...”, “...”, “... şekil” ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davaya konu markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/4 ve 6/5 maddeleri yönünden de reddi gerektiğini,
başvuru sahibinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığı gibi faaliyet alanlarının da farklı olduğunu, davacı markalarının tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu marka başvurusunda bulunan tüm hizmetlerin, davacıya ait markaların tescil sınıflarındaki mal ve hizmetler ile aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olduğu, davalıya ait markanın esas unsurunun bir bütün olarak “...”, davacının itirazına mesnet markalarının esaslı unsurunun yahut en azından esaslı unsurlarından birisinin “...” ibaresi olduğu, markalar arasında yüksek seviyede görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, başvuru konusu tüm sınıflar bakımından iltibas ihtimalinin olduğu,
davacının tescil tarihi itibariyle kullanım ispatı talebinde bulunulmayan markalarının tescil kapsamı itibariyle davalı yanın marka işlem dosyası aşamasında ileri sürmüş olduğu kullanım ispatı talebinin iltibas ihtimali bulunduğu değerlendirmesini değiştirir bir yönünün olmadığı, davacının Türkiye’de tescilli markalarına dayandığı, “...” ve “... apel” ibaresinin uzun yıllara dayanan yoğun kullanımlar sonucunda geniş perspektifte “yapıştırıcı” emtiası için sektörde iyi bilindiği ve markanın bu emtia bakımından belirli bir tanınmışlığa ulaştığı kanaatine varıldığı,
taraf markalarının iltibasa sebebiyet verecek ölçüde benzer görülmesi karşısında, tespit edilen bilinirliğin, iltibası artıran bir sebep olduğu sonucuna varıldığı, kötüniyete ilişkin somut veri bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, 2019/76311 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılarca istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6908, K. 2025/4730, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama