KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6920 E., 2025/4753 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1416 Esas, 2024/1850 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/233 E., 2024/173 K.
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2014/19844 sayılı ".....İ" ibareli markası bulunduğunu, markanın tanınmış marka olduğunu, davalının ".. ..." ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, ancak taraf markalarının iltibasa neden olacak derecede benzer olduğunu, ayrıca davalının markasal kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek davalı eylemlerin davacı markasına tecavüzünün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, 10.000,00 TL manevi tazminata ve davalı adına tescilli 2015/82275 numaralı "... ..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların markalarının farklı olduğunu ve benzemediğini, Asya ibaresinin coğrafi bir terim olduğunu, tarafların farklı alanlarda faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin davacı markasına tecavüzde bulunulmadığını, davacı markasının tanınmış bir marka olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının benzer olmadığı, iltibas ve karışıklığa sebep olmayacağı, marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında görsel işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, markaların tescilli oldukları bir kısım emtialar yönünden de emtia benzerliği olduğu, ortalama tüketici nezdinde davalının markasının davacı markasının farklı kullanımı, serisi olarak algılanma, işletmeler arasında bağlantı kurma dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı,
davacının markaya tecavüz fiilinin kanıtı olarak gösterdiği dava dışı şirket tarafından yurt dışına satışı yapıldığı belirtilen ürünlerdeki kullanımlarla davalının irtibatlı olduğuna dair somut delil sunulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına,
davanın kısmen kabulüne, davalıya ait 2015/ 82275 tescil numaralı ".. ..." ibareli markanın tescilli olduğu 11. sınıfta yer alan sıhhi tesisat vitrifiye ürünleri, musluklar, tuş takımları, klozet iç takımları, banyo- duş takımları, küvetler, evyeler, lavabolar, 6. sınıfta yer alan metalden mamul sıvı veya gaz nakli amaçlı borular ve 20. sınıfta yer alan "ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, açma kapama tertibatları." emtiaları yönünden hükümsüz kılınmasına, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü ile markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6920, K. 2025/4753, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama