KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6935 E., 2025/4761 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/653 Esas, 2024/1846 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- Mahkemesi
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/347 E., 2021/680 K.
Karar Metni
879 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ... ... Sistemini ve markalarını kullanarak davacıya alt lisans verdiğini, ayrıca davalı şirketin franchise sözleşmesi için davacının "... ... Cad. ...
Sok.no:1 Ortaköy/Beşiktaş" adresindeki taşınmazda faaliyet göstermesini şart koştuğunu, bu nedenle davalı şirket ile 01.06.2017 tarihinde taşınmazı davalı şirketten alt kira sözleşmesi ile kiraladıklarını, taşınmaza 350.000,00 TL dekorasyon masrafının yapıldığını, davalı şirketin hileli davranışlar ile müvekkiline kiraladıkları taşınmazın tarihi bina olduğunu gizlediğini, kiralanan yerde yangın merdiveni yapılmasının imkansız oluşu nedeniyle kullanım amacına yönelik olarak ruhsat alabilmesi için uygun şartları taşımaması nedeniyle mecurun ruhsatsız faaliyetten dolayı mühürlendiğini,
yangın merdiveni yapılamamasından dolayı ruhsat alınamıyor oluşunun sözleşme uyarınca borcun ifasını imkansızlaştırdığını, müvekkili şirkete işyeri ruhsatı alınamayacak bir taşınmazı kiralayan davalının hileli davrandığını,
davalının kusurlu ve hileli davranışları sebebiyle 24.07.2017 tarihli alt franchise sözleşmesi ve 01.06.2017 tarihli alt kira sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek haklı fesihten kaynaklanan fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak üzere şimdilik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107. maddesi uyarınca 50.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında alt franchise sözleşmesi ve ... ... Cad. ... Sok.
Beşiktaş adresindeki işyeri için alt kiralama sözleşmelerinin imzalandığını, davacının işyerini gördüğünü ve buranın iş yapma imkanlarını ve durumunu uygun görmesi üzerine de yeri beğenip onaylayarak işbu sözleşmeleri imzalandığını, davacı şirketin kuruluş tarihinin sözleşmeden çok kısa bir süre öncesi olduğunu, davacı şirket işyeri ile ilgili kendisinin beyanına göre ruhsat başvurusu yaptığını, bugüne kadar da işyerini çalıştırıldığını ve kazanç elde ettiğini, davacının franchise sözleşmesi imzalanması için işbu işyerinde faaliyet gösterilmesinin şart koşulmadığını, davacının başkaca bir yer talebinin olmadığını,
sözleşmeler imzaladıktan sonra 6 ay içerisinde hiç bir itiraz bildirim ve uyarı dahi yapmadan ticaretlerini yürüttüğünü ancak ödemeleri gereken bedelleri, vermeleri gereken belge ve bilgileri vermediklerini, satışını yaptıkları ürünlerin bedellerini de ödemediklerini ve müvekkili şirketi büyük zarara uğratarak kaçtıklarını, bu nedenle müvekkili şirkete karşı asıl kiralayan tarafından icra takibi ve dava açıldığını, 350.000,00 TL dekorasyon masrafı yapıldığı iddiasını da kabul etmediklerini, binanın tarihi olduğunu gizledikleri iddiasının da gerçek dışı olduğunu,
bina ile ilgili olarak yaptıkları ruhsat başvuruları ve diğer bilgi ve belgelerin istendiği halde sunulmadığını, mühürlü binayı nasıl tahliye ettiklerini açıklamalarının gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında 24.07.2017 tarihli alt franchise sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından "... ... Cad. Katmer Sok. No:1 Ortaköy /Beşiktaş" adresindeki taşınmazın kiralandığı, ...
Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü'nün yazısı gereğince kiralanan yerde yangın merdiveni yapılması gerektiğini fakat kiralanan yerin tarihi bina olması nedeniyle yangın merdiveni yapılmadığı, davacı şirket tarafından davalı şirketin kusurlu ve hileli davranışları iddiasıyla dava konusu sözleşmenin feshedildiği, dava konusu taşınmaza 2. katın kapatılması ve kullanılmaması kaydı ile sıhhi işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının verildiği,
taşınmazın 2. katının kullanılması için yangın yönetmeliğine göre alternatif yerden yangın merdiveni yapılması gerektiği ancak dava konusu taşınmaz tarihi eser niteliğinde kültür varlığı olduğundan dışına yangın merdiveni yapılmadığı için 2. katın kullanımından feragat edilerek işyerinin ruhsatlandırılabileceği, dava konusu yerin hali hazırda kullanılır vaziyette işletildiği ve dava konusu işe uygun olarak dekore edildiği,
ayrıca davacının dava konusu taşınmazı kiralarken, dava konusu taşınmaza 2. katın kapatılması ve kullanılmaması kaydı ile sıhhi işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı alınabildiğini bilmemesinin hayatın olağan akışı ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü ile de bağdaşmadığı, kira konusu taşınmazdaki bu ayıbın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 360. maddesinde tanımlanan “kiralananın öngörülen kullanıma elverişliliği ortadan kaldıran ya da önemli ölçüde engelleyen ayıp (önemli ayıp)” niteliğinde de olmadığı,
bu nedenle bu ayıbın davacıya, alt kira sözleşmesini ve bununla bağlantılı franchise sözleşmesini haklı bir sebeple feshetme hakkı vermeyeceği, bu ayıbın kiralananın kullanımı etkileyen bir ayıp niteliğinde olduğundan davacı şirketin davalı şirket ile arasında akdedilen alt kira sözleşmesi ile franchise sözleşmesini haksız olarak feshettiği, davacı şirkete tarafından haksız olarak feshedilen sözleşme nedeniyle davalı şirketten herhangi bir tazminat talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece haklı fesih ve zarar iddiası ispatlanamayan davanın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, franchising sözleşmesinin feshine dayalı tazminat talebine ilişkindir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6935, K. 2025/4761, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama