KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/881 E., 2024/6611 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/503 Esas, 2023/790 Karar
- Hüküm/karar
- Ret
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili şirkette genel müdür olarak görev yapmakta iken avans adı altında bir kısım paralar aldığını ancak iade etmediğini, tek imza ile şirket adına ödemeler yaptığını, kendisi için şirketten aldığı elektronik malzemelerin bedelinin bir kısmının ödenmediğini, davalının usulsüz işlemleri nedeniyle müvekkili şirketi zarara uğrattığını, konu ile ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu,
davalının 1.670,74 TL elektronik eşya borcu ile 28.570,00 TL iş avansından dolayı toplam 30.241,34 TL’nin tahsili için Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2012/6228 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek haksız itirazın iptali ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, cevap vermemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak davalı hakkında görülen ceza davası neticesinde verilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 19.02.2018 tarih 2017/1727 E., 2018/187 K. sayılı kararının gerekçesine göre; davacı tarafça, davalının davacı şirketin genel müdürü ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemler şirket işlerini takip amaçlı avansları şirket hesabına geri yatırmadığı gibi harcama kayıtlarında göstermediği,
2 imza ile yapması gereken işlemleri tek başına imza yetkisini kullanarak yapması sonucunda davacı şirketi zarara uğrattığı iddia edilmişse de, davalının avans olarak aldığı miktarı kendisi veya bir başkası tarafından mal edildiğine dair yeteri delil bulunmadığı, şirket adına münferit imzalar ile yaptığı iş, anlaşma ve ödemelerden dolayı meydana geldiği kabul edilen şirket zararının davalının kendisine veya bir başkasına fayda temin etmesinden kaynaklandığına dair delil bulunmadığı, davalının yaptığı anlaşmalar ve ödemelere ilişkin olarak 3.kişiler aleyhine giriştiği icra takibi ve açtığı hukuk davaları bulunduğu,
İstanbul Anadolu 19.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.04.2014 tarih, 2013/360 E., 2014/156 K. sayılı kararı ile davacı şirket tarafından dava dışı KOZMOARTI Ltd.
Şti. aleyhine açılan ticari satımından kaynaklanan itirazın iptali davasında takibin asıl alacak üzerinden (489.071,12 TL) devamına karar verildiği, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın sunmuş olduğu delillerle davalı yöneticinin davacı şirketi zarara uğrattığına dair iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yönetici sorumluluğuna dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi gereği hukuk hakimi, ceza hakiminin beraat kararı ile bağlı değildir. İşbu dosya kapsamında, davalı hakkında yapılan ceza yargılamasında beraat kararı verildiği; ancak beraat kararının dava konusu olan ve şirketten çekilen avanslar bakımından delil yetersizliğine dayandırıldığı, davalının şirketten edindiği elektronik aletlerin bedellerinin ise ceza dosyasına yansımadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece anılan ceza kararının hukuk hakimini bağlamayacağı, davalının borca itiraz dilekçesindeki zararın varlığının kabulü yönündeki beyanı dikkate alınarak, zarar kaleminin davacı defterleri üzerinden tam olarak tespiti ile varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/881, K. 2024/6611, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama