İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/916 K.2024/9048

Taraflar arasındaki asıl davada paydaşlık durumunun tespiti ile şirket pay defterine işlenmesi, tedbiren kayyum atanması, karşı davada ise manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın reddine…

Esas2024/916Karar2024/9048Tarih16 Aralık 2024Okuma5 dk · 1.057 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/916 E., 2024/9048 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Aralık 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1439 Esas, 2023/968 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2016/787 E., 2019/875 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.057 kelime·5 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki asıl davada paydaşlık durumunun tespiti ile şirket pay defterine işlenmesi, tedbiren kayyum atanması, karşı davada ise manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete 1996 yılından bu yana yüzde iki paydaş olduğunu, bu şirket dışında, aile şirketi yapısındaki iki ayrı şirketin de hakim ortağı olduğunu, davalının da lojistik, taşıma ve vinç hizmetleri veren İstanbul Ticaret Sicîl Müdürlüğü'ne 239004 numarası ile kayıtlı bir anonim şirket olduğunu, müvekkilinin 1996 yılından, 2009 yılına kadar müseccel paydaşlık durumunun bu tarih ve sonrasında her nasılsa şirket kayıtlarında yer almadığını, oysa müvekkilinin, hisse devri konusunda hiç kimse ile bir devir sözleşmesi imzalamadığını, temliki herhangi bir tasarrufta bulunmadığını,

yönetim kurulu üyelerini oluşturan eski hakim ortakların davacı paylarını da yeni ortaklara devretmeleri sözkonusu olamayacağı noktasından hareketle keyfiyet Gebze 14. Noterliği'nden tebliğ olunan 20,04,2016 tarih, 3467 yevmiye nolu ihtarname ile davalı şirkete sorulmuş ise de açıklayıcı bir cevap alınamadığını, şirketin cevabında açıklama yerine hukukla korkutma ve taleplerinin reddi yoluna gittiğini, davacının ortaklığını sürecinde şirketin hiçbir dönem kar payı dağıtımı yoluna gitmediğini ancak mevcut makine parkını misli ile genişlettiğini, taşınmazlar edindiğini, tamir-bakım atölyesi ve akaryakıt istasyonu açtığını,

unvanını markalaştırdığını, ilişkilerini uluslararası alana taşıdığını beyan ederek öncelikle davalı şirkete kayyum tayin olunmasına ve paydaşlık durumunun tespiti ile şirket pay defterine işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkilinin eski hissedarı olup, hisselerini 2010 yılında dava dışı ...

İthalat İhracat Ticaret ve Nakliyat A.Ş. ye devrettiğini, aradan yaklaşık 7 yıl geçtiğini, davanın konusu itibariyle husumetin ve haksız/mesnetsiz taleplerin müvekkiline değil, davacının hisselerini satıp, devrettiği İMÎSK'e yöneltilmesi gerekli olduğunu, müvekkili şirketin işbu dava bakımından pasif husumet ehliyeti bulunmadığı açık ve net olduğundan haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle pasif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle dava şartı oluşmadığından husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirketteki hissesini usul ve yasaya uygun şekilde dava dışı ...'e satıp,

devrettiği ve bedelini de tahsil ettiğinin açık ve net olduğunu, davacı tarafın aksi yöndeki haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli tüm beyan, iddia ve taleplerinin külliyen reddi gerektiğini, müvekkili tarafından davacıya Beşiktaş 6. Noterliği kanalıyla gönderilen 02.05.2016 tarihli ve 17767 yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile müvekkilinin hisselerine ilişkin devirlerin yasal düzenlemeler çerçevesinde yapılmış bulunduğu,

aradan yaklaşık 7 yıl geçtikten sonra kurgulanmaya çalışılan beyan, iddia ve taleplerin dürüstlük kuralına ve hayatın olağan akışına aykırı, kendi içinde dahi çelişkili, haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından gönderilen ihtarnameye itiraz ettiklerini, hisse devrinin eski TTK m. 385 ve 443 ile bir alakası bulunmadığı gibi söz konusu olan anonim şirket hisse satışı olduğunu, malvarlığı satışı olmadığını, davacının hissesini 2010 yılı Nisan ayında sattığını ve bedelini de tahsil ettiğini, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2005/2935 E.,2005/4414 K. sayılı ve 02.05.2005 tarihli kararında;

"...Dava açma hakkı doğduktan ve kira sözleşmesi yenilendikten sonra uzun süre dava açılmaması kiralananda yapılan tadilata ve kullanım biçimine onay verme anlamına geldiği gibi Medeni Kanun'un 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile de bağdaşmaz.

Bu durumda mahkemece bu husus göz önünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken..." suretiyle açıklandığını, Yargıtay'ın konuya ilişkin tutumu, bu konuda hakkın kötüye kullanılması yasağına geniş bir uygulama alanı tanıma yönünde geliştiğini, Yargıtay'ın, hakkın uzun süre kullanılmayıp, sonradan dava açılması halinde, olayda başkaca ek unsurlar bulunmasa bile doğrudan doğruya ve son derece katı biçimde, hakkın kötüye kullanıldığı sonucuna vardığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile gecikmeli hak kullanımı sonucuna varılan hallerin çoğunda, hareketsiz geçirilen sürelerin 9 ay, 14 ay,

1 yıl gibi aslında oldukça kısa sayılabilecek süreler olduğunun anlaşıldığını, davacı tarafın tedbir taleplerinin de yerinde olmadığını beyanla davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine ikame edilen haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın pasif husumet nedeniyle ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiş, karşı dava ile açılan dava neticesinde ticari itibarının zedelendiğini belirterek 50.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın müvekkiline ödenmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davacının hisse devir sözleşmesindeki imza inkarının yerinde olmadığı, hisse devir bedeli olarak ödendiği idia edilen Yapı Kredi Bankasının 150.000,00 USD'lik havale dekontu, bu havale için hisseyi devralan dava dışı İmiks İthalat ..

A.Ş.nin bankaya talimat yazısında hisse devri, karşılığı olduğunun belirtilmiş olması, davacının 08.04.2010 tarihli bu havaleye bir itirazı olmayıp, bu paranın kendisine hisseyi devralan şirket tarafından değil davalı şirket tarafından ameliyat parası için gönderildiği yönündeki duruşmada verdiği beyanının gerçeği yansıtmadığı, davacının davalı şirketteki hissesini dava dışı şirkete devrettiği, bedelini tahsil ettiği, davacı şirkette halen ortak olduğunu ispatlayamadığı, karşı davacının manevi tazminat talebi yönünden ise; davacının pay tespiti için açmış olduğu bu davanın davalı şirket yönünden kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı,

manevi tazminat şartlarının bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve karşı davanın da reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı/karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, davacının davalı şirkete paydaş olduğunun tespiti, şirket pay defterine işlenmesi, tedbiren kayyım atanması istemi olup, karşı dava ise manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/916, K. 2024/9048, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz İncelemesi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/916
Karar No
2024/9048
Tarih
16 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/918 K.2024/16949
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/918 K.2024/8926
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/919 K.2024/4892
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/919 K.2024/4272
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/919 K.2024/8910
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/920 K.2024/4897

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.