KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1007 E., 2025/4438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/219 Esas, 2024/329 Karar
- Hüküm
- Dava ret
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” markasının birçok ülkede tescilli şekilde korunduğunu, Türkiye’de de “... ...” ibaresinin 2000/... sayısı ile tescil koruması altında olduğunu, markasının tanınmışlık düzeyine eriştiğini, müvekkili şirketin 2014/... sayılı “...” marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin zikredilen başvurusunun davalı ...
Gıda’nın 2006/... sayılı “...”, 2010/... sayılı “... ...”, diğer davalı ...’in ise 2001/... sayılı “...”, 2004/... sayılı “... ...”, ... sayılı “...”, 99/.. sayılı “...”, 2003/... sayılı “...”, 2003/... sayılı “...”, ... sayılı “...”, ... sayılı “... şekil” sayılı markaları ile benzer bulunarak reddedildiğini, müvekkilinin diğer markalardan farklı şekil ve renk kombinasyonu ile kendi markasını tescil ettirmek istediğini ileri sürerek TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerledirme Kurulu'nun (YİDK) 2016-M-5945 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Gıda A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 2006/... sayılı “...” ve 2010/... sayılı “... ...” markalarının sahibi olduğunu, taraf markalarının, her yönden vasat düzeydeki tüketici nezdinde benzer olarak kabul edilmesi gerektiğini, “...” ve “...” ibarelerinin çatı markası olduğunu, markaların bu halleriyle benzer görüleceklerini, dava konusu marka kapsamındaki 30. sınıf emtia ile müvekkilinin markaları kapsamındaki 30. sınıf emtianın benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline ait itiraza mesnet markaların kapsadığı ürünler ile davacının tescilini talep ettiği “...” markasının kapsadığı ürünlerin aynı veya benzer olduklarını, müvekkili markalarındaki “...”, “...” ve “...” ibarelerinin gruba dahil bir kısım grup şirketlerinin adı olması nedeniyle çatı/ana marka konumunda olduğunu, bu durumun markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırdığından bahsedilemeyeceğini, davacının önceki markasının “... ...” şeklinde olduğunu “...” anlamına geldiğini, bu nedenle anılan markada “...” ibaresinin ön plana çıktığını,
"..." markasının davacı ile bütünleşmiş bir marka haline gelmediğini, dava konusu markada ortada yer alan “o” harfinin, “...” şeklindeki itiraza mesnet markalarla anılan ibareyi farklılaştırmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davaya konu marka başvurusu işaretin, sarı bir fon üzerinde yer alan kırmızı renkli bir daire içerisinde, yine sarı renkle alt alta konumlandırılmış “...” ve “...” sözcükleri ile bu sözcüklerin arasında kalp şeklindeki bir figürün içerisinde konumlandırılmış “o” harfinden oluştuğu, davalı şirketin itiraza mesnet markalarından 2001/... sayılı markasının siyah renkle yazılmış "..." ibaresinden oluştuğu, bu durumda her iki markada da "... ..." ibaresinin ayırt edici esas unsur olduğu, davacı ... başvurusundaki "O" harfinin markaya ayırt edicilik kazandırmadığı,
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/1-(b) hükmü anlamında, aynı ve benzer mallar dikkate alındığında markalar arasında ortalama tüketiciyi iltibasa düşürecek düzeyde benzerlik olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1007, K. 2025/4438, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama