KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1035 E., 2025/5624 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/346 Esas, 2024/1571 Karar
- Hüküm
- Davanın reddine
- İlk derece mahkemesi
- Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/443 E., 2023/367 K.
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 1972 yılından bu yana meyve suyu ve gazlı içecek üretimi alanında faaliyet gösteren Suriye'de köklü ve saygın bir aile şirketi olduğunu, davacı şirketin ... markasını Suriye Arap Cumhuriyeti Ticaret ve Sanayi Marka Dairesi nezdinde 41251 tescil numarası ile 15.09.1990 tarihinde 32. emtia sınıfında tescil ettirdiğini, 10.11.2020 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile tescilin yenilenerek marka korumasının devam ettiğini,
davacı şirketin ... markasını Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi nezdinde 32. sınıf kategorisinde ... numara ile 06.01.2017 tarihinde davacı şirkete ait olan ... ... adına tescil ettirdiğini, davalı şirketin davaya konu ... isimli markasını 32. Emtia sınıfında 2013/39313 tescil numarası ile 30. emtia sınıfında 2017/0061 tescil numarası ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde kendi adına tescil ettirdiğini,
davalı şirketin davacı şirketin ticari unvanı olan ve yıllardır üretmiş olduğu ürünlerinde marka olarak kullandığı ... markasının Suriye halkındaki bilinirliği ve pazar payından istifade ederek birebir kopyasını üretip satışını yaptığını, davalının hiçbir hak ve yetkisi olmaksızın adeta davacı şirket tarafından Suriye'de üretilen orjinal ürünün aynısı izlenimi yaratarak ürettiği sahte ürünleri Suriye'ye ihraç ettiğini, davalının ... markasını Türkiye'de tescil boşluğundan faydalanarak kötüniyetli bir şekilde kendi adına tescil ettirdiğini,
bu şekilde davacının gerçek ve fiili hak sahibi olduğu marka ve ürünlerin birebir sahtesini üreterek haksız kazanç sağladığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2013/393 13... /11613 tescil numaralı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Suriye Arap Cumhuriyeti'nin Paris sözleşmesine üye birlik ülkesi olmadığını, Suriye Arap Cumhuriyeti'nin, Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının tarafı bulunmadığını, davacının Türkiye'de tescilli bir markasının bulunmadığını, Suriye'deki tescilin Türkiye'de hukuki bir değerinin bulunmadığını, tanınmış markaların tüm birlik ülkelerinde korunmasının markanın koruma talep edilen ülkede tanınmış marka olması ve yine marka hakkı sahibinin birlik ülkesi vatandaşı olması veya birlik ülkesinde sınai hakka sahip olması şartlarına bağlandığını, ... numaralı marka ile 2017/00613 tescil numaralı markaların aynı sınıfta tescilli olduğunu,
... markasını taşıyan ürünlerin Arap nüfusunun hakim olduğu yerlerde satıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hükümsüzlük talebine dayanak tescilli marka ve kullanımlarının Türkiye'de olmadığı, Türkiye'de tescilli markasının olmadığı, kaldı ki davacı tarafça sunulan faturaların tercümesinden ürün satışlarının Suriye içerisinde Halep’te olduğu, davacının Türkiye’de ürün satış yaptığına ve yoğun kullanımına ilişkin, ticari ve markasal faaliyetine ilişkin ise herhangi bir belgeye rastlanılmadığı,
davacının davalıya ait markanın koruma tarihi olan 29.04.2013 tarihinden önce Türkiye’ye ithalat yaptığına, en azından Türkiye’nin Suriye topraklarına yakın olan Şanlıurfa, Mardin gibi sınır bölgelerinde ciddi bir satışının olduğuna, Türkiye’de halk nezdinde bilinir olduğuna ilişkin dosya içerisinde bir delil bulunmadığı gerekçesiyle esasen davanın reddine karar vermek gerekirken maddi hata ile davanın kabulüne karar verildiği ve kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olduğu belirtilmiştir.
Hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Türkiye’de ürün satış yaptığına ve yoğun kullanımına ilişkin, ticari ve markasal faaliyetine ilişkin ise herhangi bir belgeye rastlanılmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1035, K. 2025/5624, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama