KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1048 E., 2025/7000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1737 Esas, 2024/1997 Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/222 E., 2022/118 K.
Karar Metni
866 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 09. 35. ve 42. mal/hizmet sınıflarında ... numaralı “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili tarafından markanın yayımına itiraz edildiğini, itirazın reddedildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğunu, görsel benzerlik incelemesinde kelimelerin ilk kısmında oluşan benzerliğin büyük öneme sahip olduğunu,
dava konusu markadaki "..." ibaresinin ise anlamı itibariyle, müvekkilinin telekomünikasyon, iletişim ve haberleşme sektöründe kullandığı tanınmış "..." ibareli markaları ile benzer kavramlara referans yaptığını, müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin ticaret unvanı ve işletme adını da kapsadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/6. maddesi gereğince de başvurunun reddi gerektiğini, müvekili markasının tanınmış marka olduğunu, dava konusu marka başvurusunun SMK’nın 6/5. maddesi gereğince de reddinin gerektiğini ileri sürerek dava konusu 2021-M-5665 sayılı YİDK kararının iptaline,
tescil edilmiş olması halinde ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, markalar arasında benzerlik ve iltibasın söz konusu olmadığını, tanınmışlığa dayalı itirazın yerinde olmadığını, YİDK'in itirazın reddine dair kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu marka kapsamında yer alan 9, 35... . sınıftaki mal ve hizmetler ile davacıya ait itiraza mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin aynı, aynı tür veya benzer olduğu; taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; "..." ve "..." ibareleri arasında davaya konu mal ve hizmetlerin hitap ettiği ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede bir benzerlik bulunmadığı; markaların parçalanarak, unsurlarına ayrılarak,
bütünü oluşturan parçaların bir kısmının müşterek olması nedeniyle benzer olduklarının söylenemeyeceği, zira ilgili tüketici kesiminin markaların ayırt edici unsurlarını bir bütün olarak algıladığı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında yer alan "..." kelimesinin müşterekliğinden kaynaklı olarak markaların genel görünüm itibariyle benzer olduklarının söylenemeyeceği, kaldı ki;
tek başına "..." ibaresi ulus kimliğine atıf yapmakta olup, salt bu kelimenin tek başına marka olarak kimseye tahsis edilemeyeceği, davacı markalarının bir bütün halinde "..." olarak marka korumasından yararlanacakları, dava konusu markanın da aynı şekilde "..." olarak ilgili tüketici kesimi nezdinde algılanacağı, "..." kelimesinin yanına eklenen "..." ibaresinin uluslararası mobil abone kimlik numarası ve ilgili anahtarı güvenli bir şekilde depolamayı sağlayan entegre devre olarak tanımlanan "..."a atıfta bulunduğu, dava konusu markanın "..." ve "..." kelimelerinin bir araya gelmesi ile oluşturulmuş türetme marka niteliğini haiz olduğu,
dava konusu markanın bir bütün olarak oluşturduğu çağrışım dolayısıyla kavramsal olarak da davacıya ait "..." ibareli markalardan farklılaştığı, bu hale göre, daha önce davacıya ait "..." markalarını gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu "..." markasını gördüğünde veya işittiğinde, davaya konu mal ve hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı süre içerisinde,
bu markayı davacı markalarından farklı bir marka olarak algılayacağı gibi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı da kurmayacağı anlaşıldığından markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı; davacının "..." ibareli markasının uydu hizmetleri, kablo tv hizmetleri ve bilişim hizmetleri ile ilişkili olarak 09. sınıf mallar ve 38. sınıftaki “Radyo ve televizyon yayın hizmetleri.
Haberleşme hizmetleri(internet servisi sağlama dahil)” hizmetleri bakımından tanınmış marka olduğu kanaatine varıldığı, ancak taraf markaları arasında işaret benzerliği bulunmadığından, davacı yanın tanınmışlık iddiasından kaynaklı nispi tescil engeli koşullarının somut olayda oluşmadığı; davacının ticaret unvanının çekirdek/esaslı unsurunun "..." ibaresi olduğu, davacı yanın işletme adı olarak "..." ibaresinin kullanıldığını ileri sürdüğü, davalı şirketin davaya konu başvurusunun ise "..." biçiminde olduğu,
karşılaştırılan işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde benzerlik bulunmaması nedeniyle SMK'nın 6/6 maddesi hükmü koşullarının somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1048, K. 2025/7000, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama