KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1050 E., 2025/6412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1256 Esas, 2024/1882 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/497 E., 2018/330 K.
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2012/.. sayılı ve "..." ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...'e başvuruda bulunduğunu, 2016/... kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itiraz üzerine 37. sınıftaki birtakım hizmetler yönünden başvurunun kısmen reddedildiğini,
bu karara yaptıkları itirazın ise davalı Kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2017-M-8737 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasının müvekkilinin markasından bir harf ile farklılaştığını, okunuş sebebiyle de benzerlik ve karıştırılma ihtimali söz konusu olduğunu, seri marka imajı doğacağını, dava konusu markaların benzerlik düzeyi dikkate alındığında davalının dava konusu marka başvurusunu kötüniyetli olarak yaptığını, davalının müvekkilinin markasının imajı,
itibarı ve müşteri çevresinden yararlanma gayreti içinde olduğunu, müvekkilinin ... mağaza adı ile tanınmış marka vasfına sahip olduğunu ve bu mağazalarında satışı yapılan "..." markalı ürünlere yönelik iltibas tehlikesinde tanınmışlığın re’sen dikkate alınması gerektiğini, bu anlamda müvekkili markasının tanınmış olduğunu ileri sürerek 2017-M-8737 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... başvurusu kapsamında kalan 36. sınıf hizmetlerin davacı markasının tescilli olduğu 09, 35... . sınıf emtialardan tamamen farklı olduğu, somut uyuşmazlıkta dava konusu marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu hususunun davacı lehine YİDK kararı ile kabul edildiği ayrıca dava konusu marka işaretleri benzer olmakla birlikte dava konusu emtiaların niteliği farklı olduğundan somut uyuşmazlıkta 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8/1-b hükmü koşullarının oluşmadığı,
davacının tanınmışlık iddiasının ... markasının tanınmışlığına dayandığı ve davacının bu marketlerde sattığı "..." markasının da tanınmış olduğunu ileri sürdüğü, bu iddia dışında davacının "..." markasının tanınmışlığını ispata yarar delil sunulmadığı, sonuç olarak davacının itiraza mesnet markasının tanınmışlığını ispatlayamadığı ve somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın 8/4 hükmü koşullarının oluşmadığı, dava konusu markanın kötüniyetli tescil edildiğine ilişkin herhangi bir olgu ve olayın dosya kapsamından tespit edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 8/1-b hükmünde işaretlerin ayniyeti veya benzerliği yanında mal ve hizmetlerin de ayniyeti veya benzerliğinin arandığı, dava konusu başvuru ile davacının itiraza mesnet markasının benzer olduğu, ne var ki, emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği, zira taraf markalarında benzer olarak yer alan 37. sınıf hizmetlerin dava konusu marka başvurusu kapsamından çıkartıldığı,
kalan hizmetler yönünden ise emtia benzerliğinin gerçekleştiğinin söylenemeyeceği, bu hale göre taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırıma ihtimalinin bulunmadığı, davacı tarafça tanınmışlık gerekçesi ileri sürülmüş ise de, davacının itiraza mesnet markasının tanınmışlığının kanıtlanamadığı,
öte yandan, her ne kadar davacı tarafın ek rapor ya da yeni bir bilirkişi raporu aldırılması talebi kabul edilmemiş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E. - 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1050, K. 2025/6412, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama