KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/109 E., 2025/4143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2161 Esas, 2024/1335 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/399 E., 2023/409 K.
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından 11.09.2020, 12.10.2020, 16.10.2020 ve 22.10.2020 tarihli faturalarda yer alan çeşitli vasıflardaki malzemenin davalıya teslim edilmesine rağmen bedellerinin ödenmediğini, bu kapsamda 45.650,00 euronun tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı süresinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının defter ve belgelerini mahkemeye sunmadığı ve beyan dilekçesinde malları teslim almadıklarını iddia etmesi karşısında davacının fatura içeriği malları davalıya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, davacı yanca sunulan gümrük çıkış beyannamelerinin muhteviyatının malların gümrük mevzuatı gereğince yurt dışı edilerek fiilen ihraç edildiğini ispata elverişli olup, bunların davalıya teslim edildiğini kanıtlamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının hazırlayarak davacıya gönderdiği sipariş formlarında taşımanın ... teslim usulüyle yapılacağının belirtildiği, bu teslim şeklinde, satılan malın, davacının ...'daki işletmesinden teslim alınmasından itibaren tüm masraf, risk ve sorumluluğun alıcı olan davalıya ait olduğu, yine faturalarda ve gümrük beyannamelerinde teslim şeklinin "... ..." olarak kayıtlı olduğu,
... teslime çok benzer olan bu teslim şekline göre de, satıcı tarafından ihracata bağlı gümrük işlemlerinin gerçekleştirilerek alıcının belirlediği taşıyana veya başka bir kişiye malların teslim edilmesi ile emtia üzerindeki hasar ve yararın alıcıya geçtiği, ... teslim şeklinde, taşımanın alıcı tarafından organize edildiğinin, emtianın taşıyıcıya teslim edilmesi ile taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle oluşacak zararın da alıcı üzerinde gerçekleşeceğinin kabulünün gerektiği, satıma konu malların davacı satıcı tarafından ...'daki işyerinde davalı-alıcının organize ettiği yani kendi adamı olan taşıyıcıya teslim edildiği,
dolayısıyla tüm hasar ve zıyaı kendisine geçen davalının malları teslim aldığının kabulünden hareketle davacı satıcı tarafından gümrük işlemlerinin yerine getirildiği, faturalarda ödeme şeklinin mal mukabili olarak belirtildiği, malları teslim aldığı kabul edilen davalının malların bedelini ödeme edimini yerine getirmediğinden, davacının davasında haklı olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına,
davanın kabulü ile itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre faiz işletilerek takibin devamına ve hüküm altına alınan 45.650,00 euronun takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden %20 oranında hesap edilmiş icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, satım sözleşmesine dayalı alacağa ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/109, K. 2025/4143, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama