KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1234 E., 2025/6564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2105 Esas, 2024/1853 Karar
- Hüküm
- Asıl davanın kabulü birleşen davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/256 E., 2022/152 K.
- Birleşen dava
- Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/11 E.
Karar Metni
1.109 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait 2019/... sayılı çoklu tasarımın tescilli olduğunu, İstanbul 1. FSHHM’nin 2019/52 D.İş sayılı dosyasında davalıya ait mağazada yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda müvekkiline ait 2019 ...-77, 44... sayılı tasarımlara tecavüz teşkil eden benzer ürünlerin tespit edildiğini ileri sürerek tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile 6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 151/2-a maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın,
delil tespitinin yapıldığı 15.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte tahsilini ve hükmün ilanını talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 75.637,09 TL’ye ıslah etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait tasarımların ... tarafından yıllardır üretilen ve satılan model olarak tanındığını, ürünün estetik ve özgün unsurların bir araya getirilmesiyle tasarım niteliği kazandığını, buna karşın davalı şirketin ....’ye ait tasarımların birebir benzerlerini 20 ... numara ile tescil ettirip satışını sürdürdüğünü, oysa ürün üzerinde müvekkilinin hak sahibi olduğunu, bu durumun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde yapılan delil tespitiyle belirlendiğini, ayrıca davalının Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2019/256 E. sayılı dosyasında anılan tasarıma ilişkin tazminat istemli dava açtığını ileri sürerek 20 ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde, İstanbul 1. FSHHM’nin 2019/52 D.İş sayılı dosyasında davacının 2019 .../ 77... sayılı tasarımlarına benzer olduğu belirtilen ürünlerin yalnızca numune niteliğinde olduğunu, bu ürünlerin satışının veya üretiminin yapılmadığını, ayrıca davacı şirketin 10 sayılı tasarımı bakımından söz konusu ürünün ... modeline benzediğini ve taraf ürünlerinden hangisinin daha önceye ait olduğunun belirlenemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline ait 20 ... nolu tasarım ile 3. kişi ... firma tasarımından farklı olduğunu, müvekkilinin 11.03.2019 tarihinde 2019/... tescil numarası ile tescil başvurusunda bulunduğu 10 no.lu tasarım; düz kalıpta, leopar baskılı şifon dokuma kumaşın tercih edilmesi, etek ve kol uçlarında ribana detaylarının kullanılması, önündeki enli fermuar geçişi ve kapüşon ile yeni ve ayırt edici nitelikte özgün bir tasarım olduğunu savunarak birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının 2019 ...- 77... sayılı tasarımları ile davalının İstanbul 1. FSHHM’nin 2019/52 D.İş sayılı dosyasında tespit edilen ürünlerinin aynı olduğu ve bu ürünlerin davacının anılan tasarımlarına tecavüz oluşturduğu, ancak davacının 2019/...-10 sayılı tasarımı ile tespit edilen ürünün farklı olması nedeniyle bu tasarıma yönelik tecavüz koşullarının somut olayda gerçekleşmediği,
asıl davada davacının SMK’nın 151/2-a hükmü uyarınca talep edebileceği maddi tazminat miktarının 52.415,13 TL, tecavüzün niteliği, kapsamı ve miktarı dikkate alındığında manevi tazminat miktarının ise 10.000,00 TL olarak hakkaniyete uygun bulunduğu, hükmün ilanı isteminin de yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait 2019/...- 77... numaralı tasarımlara tecavüzünün tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına,
davacının 20 ... numaralı tasarıma yönelik tecavüz iddiasının reddine, tecavüz nedeniyle 52.415,13 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 15.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, mahkeme karar özetinin masrafı davalıdan alınmak üzere tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmiş, birleşen davada dava konusu 2019/...-10 sayılı tasarımın mesnet tasarım karşısında yeni ve ayırt edici nitelikte olduğu, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesince, asıl davada reddedilen 23.221,96 TL maddi tazminat yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13/1 ve 13/3 hükümleri gereğince maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b-2 hükmü uyarınca, asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının vekâlet ücreti yönünden kaldırılmasına;
asıl davanın kısmen kabulüyle, asıl davada davalının davacıya ait 2019/...- 44... numaralı tasarımlara tecavüzünün tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına.
52.415,13 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 15.03.2019 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; karar özetinin tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına; birleşen davada ise davacının 2019/...-10 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü ile fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; karar, asıl davada davacı–birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi-manevi tazminat, hükmün ilanı istemlerine, birleşen dava ise asıl davada davacıya ait 2019 ...-10 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Ancak vekalet ücretinin takdirinde, AAÜT'nin 21. maddesine göre hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi yeniden esas hakkında hüküm kurduğu karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca vekalet ücretini belirlemesi gerekirken İlk Derece Mahkemesinin karar tarihindeki tarifeyi esas alması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1234, K. 2025/6564, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama