KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1323 E., 2025/2179 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1359 Esas, 2024/1516 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulü (Yeniden hüküm kurulmak suretiyle
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/108 E., 2024/481 K.
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/1 E., 2023/374 K. sayılı dosyası üzerinde açılan alacak davasında müvekkili Bakanlık lehine davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davacı-karşı davalı... İnşaat Sanayi ve Ticret Limited Şirketi'nin sicilden terkin edildiğinin ortaya çıktığını ileri sürerek ihyası ile ticaret siciline yeniden tesciline karar verilmesini etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(TTK) geçici 7. maddesi uyarınca işlem yapıldığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işleme esas TTK'nın geçici 7. maddenin 4 fıkrasının "a" bendi ile aynı maddenin 11. bentlerinde açıklandığı şekilde ihyası talep edilen şirkete ve yöneticilerine usulüne uygun tebligat yapılmadığı, şirkete tebliğ çıkarılmış ise de bunun adreste tanınmadığından iade edildiği, diğer yandan davalı ...
Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu Kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işleminin bu nedenle de usul ve yasaya aykırı olduğu, terkin işleminin mevzuata uygun olmadığı ve usulsüz bulunduğu sonucuna varıldığı,
kural olarak usulsüz terkin işleminde tasfiye memuru atanmaksızın ihyaya karar verilmesi gerektiği, ancak davacının talebi ihyası istenen şirket ile arasındaki davaya yönelik olduğundan, başka bir anlatımla, davayla sınırlı ek tasfiye talep edildiği ve davacının üçüncü kişi olduğu dikkate alındığında, davayla sınırlı olarak ihyaya karar verilmesi ve tasfiye memuru olarak temsilcisi ölmüş olduğundan re'sen tasfiye memuru atanması gerektiği sonucuna varıldığı gerekçeleriyle davacının davasının kabulüne, ...
İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin taraf olduğu Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/1 E., 2023/374 K. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ihya edilen şirkete re’sen yeminli mali müşavir Salman Yılmaz’ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Sicil Müdürlüğünün TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususunun Kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı, terkin işleminin usulsüz olduğu,
usulsüz olarak yapılan terkin işleminde hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı gözetilerek işin esasına girilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, Anayasa Mahkemesinin TTK'nın 7/15. maddesinin 5. cümlesinde yer alan beş yıllık hak düşürücü süreye ilişkin ibarenin iptal edilmesi karşısında işin esasına girilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ayrıca Mahkemece ihyanın dava dosyasıyla sınırlı olmak üzere talep edildiği,
tasfiye halinde olduğu belirtilen şirkete TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye işlemlerini yürütmek üzere tasfiye memuru atanması gerektiği gözetilerek davanın kabulü ile şirketin dava dosyasıyla sınırlı ihyasına, şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği,
diğer yandan davalı Sicil tarafından TTK'nın geçici 7. maddesinde sayılmayan oda kaydının silinmesi sebebine dayalı olarak terkin işlemleri aynı maddenin 4/a bendindeki usule de uyulmaksızın gerçekleştirilmekle davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı Sicil aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin ihyası talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1323, K. 2025/2179, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama