KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1331 E., 2025/5952 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/747 Esas, 2025/24 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/189 E., 2023/37 K.
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili Kurumun ''....'' ibareli ... ... numaralı markalarının bulunduğunu, davalı markalarında ise ''...'' ifadesinin kullanıldığını, markada tercih edilen renk ve yazı karakterlerinin de tüketicileri yanıltıcı nitelikte olduğunu, davalının müvekkili Kurumun ülke çapındaki tanınmışlığı ve güvenilirliğinden yararlanmak suretiyle kötüniyetli olarak tüketiciyi yanılttığını ileri sürerek, davalıya ait 2019/1029 26... /70644 sayılı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, ''... ve ...'' ibaresinin müvekkili adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, tedbir şartlarının oluşmadığını, markalar arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu ve müvekkilinin markasını kendi tesciline dayanarak kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı Kurumun 1952 yılından beri Türkiye’de ''...'' adıyla faaliyet göstererek özellikle ucuz et, balık ve süt satışı yaptığı, davalının da aynı sektörde et ve balık satışı yaptığı ve bu nedenle tarafların ticari faaliyet alanlarının aynı olduğu, markalar karşılaştırıldığında her iki tarafta da et ve balık ibarelerinin yer aldığı,
her ne kadar tescil sınıfları farklı olsa da kullanım alanlarının aynı ticari faaliyet sahasında bulunması sebebiyle ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği, davalı işyerlerinin davacının şubesiymiş gibi algılanabileceği, bu nedenle markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğu, ayrıca davacı Kurumun uzun yıllara dayanan faaliyetleriyle ''...'' ibaresinin ayırt edicilik kazandığı ve gıda alanında bilinen bir marka haline geldiği,
davalının bu bilinirlikten haksız şekilde yararlanma amacının bulunduğu ve marka tescillerinin kötüniyetli olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle 6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanunu'nun 6/9 hükmü uyarınca davalıya ait .... ... numaralı markaların tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1331, K. 2025/5952, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama