KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1332 E., 2025/6087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/792 Esas, 2025/53 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/36 E., 2023/45 K.
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2019 ... tescil numaralı “...” ve 2012 ... tescil numaralı “...” markasını tescil ettirdiğini, ancak bu ibarenin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 5/1-c hükmü uyarınca tanımlayıcı bir ibare niteliği taşıdığını, alkol ölçüm aletinin adı olduğunu, her barda bu aletin zorunlu olarak kullanıldığını, bu ibarenin kullanımının bir kişinin tekeline verilemeyeceğini, davacının yıllardır kullandığı “...” ticaret unvanını kullandığını, “kokteyl atölyesi” yapmak için yıllardır kullandığı ve ünlü olduğu bu ibareyi kullanmaması için dava açıldığını,
davalının tekel hakkı için markayı kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini ileri sürerek davalının 2019 .... tescil numaralı “...” ve 2012 .... tescil numaralı “...” markalarının SMK'nın 5/1-c-d ve 6/9 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı adına 2012 ... numarası tescilli “...” markasının, davacı tarafından “ .... ” adlı internet sitesi ile tescilli markasının hukuka aykırı şekilde haksız ve izinsiz kullanıldığının tespit edildiğini, ihtarnameye rağmen web sitesinin yayından kaldırılmadığını, davalının markasından doğan haklarına yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi için davacı aleyhinde dava açtıkları davada, alınan bilirkişi raporu ile "..." kelimesinin sektör için tanımlayıcı olmadığının tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporu ile "..." ibaresinin İngilizce bir isim olduğu, ancak herkes tarafından anlamının bilinmediği, yalnızca içecek ürünlerini hazırlayan veya satışını yapan kişilerce bilinen bir isim olduğu, davalının markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetler için, ortalama tüketici nezdinde ayırt ediciliğinin yüksek olduğunun tespit edildiği, davalının 2012 ... tescil numaralı ve esas unsuru "..." olan markasının tescil başvurusunun 22.05.2012 tarihinde yapıldığı,
o tarihten bu yana davalı tarafça kafe ve bar işletmesinde "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" için kullanıldığı, bu nedenle davalının bu hizmetlerle ilgili "..." ibaresi üzerinde tescilden kaynaklanan bir öncelik hakkının mevcut olduğu, 21.10.2019 tarihinde "... " markasının tescilini de seri marka oluşturmak amacıyla talep etmiş olmasının kötüniyetli tescil olarak nitelendirilemeyeceği, davalının "... " markasının başvuru tarihinin 21.10.2019 olduğu,
davacının bu markayı işletme adında kullanmaya başladığı 2015 tarihinden itibaren Yargıtay kararları ile uygulamada hak kaybı için kabul edilen 5 yıllık süre geçmeden marka başvurusu yaptığının tespit edildiği, davalı, marka başvurusunu yaptıktan hemen sonra da davacıya bu markayı kullanmaması için ihtarname gönderip dava açtığı, davalının hak sahibi olduğu "..." markasının çok benzeri olan "... " markasının davacı tarafça kullanılmasını önlemeye çalışması ve kendi adına tescil ettirmek istemesinin marka tescilinden kaynaklanan bir hak olduğu kötüniyet olarak kabul edilemeyeceği,
davalıya ait 2012 ... tescil numaralı “...” ve 2019 ... tescil numaralı “... ” markalarının hükümsüzlüğü için SMK'nun 5/1-c, 5/1-d ve 6/9. maddelerindeki koşulların mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, ingilizce olan "..." ibaresinin herkes tarafından anlamı bilinen bir yabancı sözcük olmadığı, yalnızca içecek ürünlerini hazırlayan veya satışını yapan kişilerce bilindiği, söz konusu ibarenin 43. sınıfta yer alan hizmetler için SMK'nın 5/1-c ve 5/1-d hükümleri uyarınca tanımlayıcı ve zayıf bir marka olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1332, K. 2025/6087, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama