KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/1334 E., 2025/4891 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/17 E., 2025/189 K.
- İlk derece mahkemesi
- Göynük Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/420 E., 2024/28 K.
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; çiftçilik ve berberlik yapan müvekkilinin 10.01.2016 tarihinde saat 16.40 sıralarında üzerine kayıtlı .. marka 12 kalibre av silahı ile atış yapmak isterken silahı ateşlediği sırada, sıra dışı patlama gerçekleşerek sol elinin bilek kısmından koptuğunu, savcılıkça yapılan bilirkişi incelemesinde patlamanın davalı şirkete ait fişeğin ucu çıkık mermilerinden kaynaklandığının tespit edildiğini, olay nedeniyle %56 beden gücünü kaybettiğini, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili; olayda kullanılan tüfeğin standartlara uygun olup olmadığının tespiti ile silahı üreten ... şirketinin davaya dahil edilmesinin gerektiğini, fişeklerin standartlara uygun olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, kullanıcı hatasının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile ceza dosyasından alınan bilirkişi raporlarının birbiriyle uyumlu olduğu, raporlarda, davacının tüfeğin kullanım talimatlarına uymayarak şok kullanımında hatalı uygulama yapması neticesinde kazanın meydana geldiği, standartlara uygun imal edilen av tüfeğinde sorun olmadığı, davalı şirketin dava konusu patlama olayına herhangi bir etkisinin bulunmadığı tespit edildiğinden gerekli özeni göstermeyen davacının olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun aynı gerekçelerle esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; eksik hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, 16.11.2023 tarihli bilirkişi raporunun tavsiyeden ibaret olduğunu, raporda şarjör yatağında bulunan ilk merminin patlamış gibi yorum yapıldığını, namludaki gaz tahliye kanalına değinilmediğini, mermi çekirdeğinin kovanın dışına taşmasının irdelenmediğini, TSE standartlarında üretim yapılıp yapılmadığının göz ardı edildiğini, kazanın oluşumuna etkisinin araştırılmadığını, hükme esas alınan rapor ile MKE Genel Müdürlüğünün hazırladığı raporun birbiriyle çeliştiğini, itirazlarının değerlendirilmediğini, ek rapor alınmadığını,
ceza mahkemesi tarafından alınan kesin kanaat bildirmeyen raporun hukuk hakimini bağlamayacağını, meydana gelen şarjör yatağı patlamasının kaynağına ilişkin tespit yapabilecek tek kurumun MKE olduğunu, MKE ya da silah üretimi yapan mekanik bilgisi olan kurumdan bilirkişi raporu alınması gerektiğini, merminin yapısını, silahın işleyişini, ateşleme sistemini inceleyebilecek bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, namlu ucuna takılan şok aparatı ile patlama arasındaki illiyet bağının bilirkişi raporunda belirtilmediğini, patlayan namlunun olmadığını, şarjör yatağının patladığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ayıplı fişek iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporlarının konusunda uzman bilirkişilerce hazırlanmasına, raporların denetime elverişli olup birbiriyle uyumlu olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1334, K. 2025/4891, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama