KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1407 E., 2025/6363 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2406 Esas, 2024/2068 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Susurluk 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla
- Sayısı
- 2016/278 E., 2021/79 K.
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen ve 10.09.2014-10.09.2015 tarihleri arasını kapsayan taşıma sözleşmesinin bitiminden sonra 10.11.2015 tarihinden itibaren iki yıl süreli ek protokol imzalandığını, taşıma işini yüklenen müvekkilinin sözleşmeye istinaden tır ve traktör alarak kamyon kiraladığını, ayrıca sigorta işlemlerini yaptırdığını, ancak davalının sözleşmenin kurulmadığını iddia ederek ticari ilişkiyi sonlandırdığını,
müvekkilinin üçüncü kişilerle yapmış olduğu kira sözleşmelerini cezai şart ödeyerek feshetmek zorunda kaldığını ileri sürerek sözleşmenin davalı tarafça haksız feshinden kaynaklanan 423.000,00 TL maddi zararın temerrüt tarihinden, davalı yanca ödenmesi gereken üç adet fatura toplamı olan 114.777,06 TL'nin fatura tarihlerinden,10.000,00 TL manevi ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL kazanç kaybı tazminatlarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesinin 10.09.2015 tarihinde sona erdiği, davacı yanca sunulan iki yıllık süreyi kapsayan ek protokol belgesinin şirket yetkililerince imzalanmaması nedeni ile geçerli olmayıp, fiyat teklifi niteliğinde olabileceği, davacı yanca iddia edilen ek protokülün geçerli olmaması nedeni ile davalının belirli bir sözleşmeyle bağlı kalmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı,
ayrıca davacı yanca, mail ortamında asıl sözleşmenin bitim tarihinden sonra ve farklı tarihlerde davalı tarafa fiyat teklifinde bulunulmasına rağmen bu tekliflerin kabul edildiğine dair herhangi bir bilgi ya da belgenin dosyada olmadığı,
davacının ek protokol imzalandığı iddiasından kaynaklı davalı taraftan zarar kalemi olarak talep ettiği menfi ve müspet zararından davalının sorumlu tutulamayacağı, tacir olan davacının yapmış olduğu işlem ve eylemlerini ön görmesi gerektiği, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, dava tarihi itibarıyla davacının davalıdan 46.000,00 TL alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının, bu tutar kadar borçlu olduğunun tespitine,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 76. maddesi gereğince davalı yanca davacıya yapılan geçici ödemenin borçtan mahsup edilerek kalan 27.600,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalı tarafa geri verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine
karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle zarar tazmini ile fatura alacağının tahsili istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1407, K. 2025/6363, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama