KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1467 E., 2025/6569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2118 Esas, 2025/68 Karar
- Hüküm
- Yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/195 E., 2022/99 K.
Karar Metni
989 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/120419 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin 2013/97397 sayılı “...” ibareli markasına dayalı itirazı üzerine kısmen reddedildiğini, ... Yeniden İnceleme ve Değerledirme Kurulu (YİDK) nezdindeki itirazlarının kabul görmediğini, ancak "..." markasının, anne ve bebekler için geniş bir ürün yelpazesi sunmayı hedefleyen bir kadın girişimi olduğunu, davalıya ait "..." markasının "..." olarak algılandığını ve zayıf marka niteliği taşıdığını, markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olmadığını, farklı faaliyet alanlarını kapsadıklarını ileri sürerek ... YİDK'in 2020-M-4002 sayılı kararının iptaline ve ... no.lu markanın 25. ve 35. sınıflarda tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu, markalar arasında görsel ve işitsel bakımdan bir bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımından güçlü bir benzerlik bulunduğunu, redde konu mal ve hizmetlerin de aynı ya da benzer türden olduğunu, bu nedenle ilgili mal ve hizmetler yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesince, müvekkiline ait markanın ülke genelinde bilindiğini, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzer olduğunu, aynı malları kapsadıklarını, davacı ile müvekkilinin başka alanlarda çalışıyor olmasının iltibas değerlendirmesinde nazara alınacak bir kriter olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait marka başvurusunun kapsamında yer alan ve redde konu olan 25. sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıftaki -kararda sayılı- hizmetlerin, davalıya ait marka tescili kapsamında da yer alması nedeniyle bu mal ve hizmetler yönünden aynılık bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmünde aranan emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, taraf markalarının asli unsurlarının "..." ve "..." olduğu, markaların her ikisinin de okunuşunda Türkçe'deki "..." kelimesini çağrıştırdığı, markalar arasında yüksek işitsel benzerlik bulunduğu,
bu yüksek işitsel benzerliği, görsel ve anlamsal benzerliğin takip ettiği, redde konu emtia grupları açısından makul düzeyde bilinç ve dikkat düzeyine sahip tüketicilerin iltibas değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiği, tüketici iki ayrı marka ile karşı karşıya kaldığını fark etse dahi her iki markanın da aynı iktisadî veya idarî kaynağa ait olduğu yanılgısına düşebileceği, işaretler arasındaki harf farklılığının bütün içinde önemsiz düzeyde kaldığı,
fonetik yüksek benzerlik karşısında YİDK kararında çıkarılmasına karar verilen mal ve hizmetler yönünden SMK’nın 6/1 hükmü bağlamında iltibas ihtimali bulunduğu SMK'nın 6/5 hükmünün uygulama şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvurusuna konu "..." ibaresinin Türkçe'de hiçbir anlamının bulunmadığı, ortalama tüketiciler tarafından hiçbir ibare ile ilişkilendirilmeyecek kadar özgün olduğu, başvurunun başındaki "g" harfi ile sonundaki çift "uu" harfinin, ortalama tüketicilerin derhal dikkatini çekeceği, bu ibarenin "..." ibaresini çağrıştırmayacağı, davalı şirketin itirazına mesnet "..." markasının da Türkçe'de bilinen bir anlamının bulunmadığı,
her ne kadar mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda "..." ibaresinin Azerbaycan Türkçesi'nde "..." anlamına geldiği bildirilmişse de Türkiye'deki ortalama tüketicilerce anılan anlamın bilinemeyeceği, anılan ibarenin "..." ibaresini akla getirdiği düşünülebilir ise de "Q" ibaresinin İngilizce dilinden gelen bir ibare olduğunun ortalama tüketicilerce de bilineceği, dolayısıyla "K" harfi olarak değil "Q" harfi olarak algılanacağı ve "..." ibaresinin "..." olarak algılanmasının güç olduğu,
taraf markaları arasında, markaların biçim ve düzenleme tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, belirgin farklılık olduğu, davacının başvurusunun yeterli ayırtedicilik sağladığı, taraf markalarının benzer olmadığı ve iltibas riski taşımadığı, bu itibarla SMK'nın 6. maddesinin somut olaya uygulanabilme şartlarının bulunmadığı,
her ne kadar tarafların markaları arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden benzerlik bulunmakta ise de marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından somut olayda SMK'nın 6/1 hükmü koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, ...
YİDK'in 2020-M-4002 sayılı kararının iptaline, davacı vekilinin tescil talebinin, tescil işleminin idari nitelikte bir işlem olması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ... YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ... YİDK kararının iptali talebine ilişkin olup, uyuşmazlık davalının tescilli "..." markası ile davacının tescil başvurunda bulunduğu "..." ibareli marka arasında benzerlik/aynılık, karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı, buna göre YİDK kararı ile reddedilen mal ve hizmet sınıfı yönünden davacı ... başvurusuna yönelik ret sebeplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince, taraf markalarında asıl unsur olan "..." ve "..." ibarelerinin Türkçedeki "..." kelimesini çağrıştırdığı, fonetik yüksek benzerlik karşısında YİDK kararı ile çıkarılmasına karar verilen mal ve hizmetler açısından emtia benzerliği şartının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince ise, davalı markasındaki "Q" harfinin İngilizce olup, ortalama tüketicilerce bilinebileceği ve "..." ibaresinin "..." olarak algılanmasının güç olduğu, davacı markasındaki "..." ibaresinin Türkçede bilinen bir anlamının olmadığı, özgün olduğu, ortalama tüketicilerin dikkatini çeken unsurun baştaki "g" harfi ile sondaki "uu" harfleri olacağı ve "..." ibaresini çağrıştırmayacağı, markalar arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketiciyi iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığı, davacı başvurusunun yeterli ayırt edicilik sağladığı,
her ne kadar tarafların markaları arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden benzerlik bulunmakta ise de marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından somut olayda SMK'nın 6/1 hükümlerinin somut olaya uygulanabilme şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, İlk Derece Mahkemesi kararında isabetle değerlendirildiği üzere taraf markalarının asli unsurları arasındaki yüksek fonetik benzerlik karşısında, YİDK kararı ile reddedilen mal ve hizmetler açısından SMK'nın 6/1 hükmü anlamında nisbi ret nedeninin gerçekleştiği anlaşıldığından,
Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1467, K. 2025/6569, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama