KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1485 E., 2025/6380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/262 Esas, 2024/1845 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1058 E., 2023/283 K.
Karar Metni
1.005 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin faturadan kaynaklanan alacağını tahsil edemediğini, alacağın tahsili için girişilen takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra takibinin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından alacağın ...Sanayi Sitesi şubesine temlik edildiğini, temlik sözleşmesine ve takibe konu alacak nedeniyle davacı şirketin müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, temlik edilmiş olan bir alacak sebebiyle müvekkilinden yeniden alacak talebinde bulunulmasının iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, ayrıca takip talebinde istenilen faiz oranı ve işlemiş faiz miktarının da taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata aykırı olduğunu, alacağın likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama devam ederken davalı vekilinin, dava açıldıktan sonra asıl alacağı ödediklerine dair dilekçe ve ekinde dekont ibraz ettiği, davacı vekilinin ise davalı tarafın davadan sonra asıl alacağı ödediğini, ancak icra vekalet ücreti ve masrafları ile icra inkâr tazminatının ödenmediğini beyan ettiği, davacının, elektrik üretiminden kaynaklı fatura alacağından dolayı takibe giriştiği, davalı tarafça takibe itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği,
ancak dava açıldıktan sonra davalı tarafça icra takibine konu olan 615.023,76 TL asıl alacağın ihtirazi kayıt olmaksızın ödendiği, davacının işlemiş faiz ile alacağın fer'ileri ve icra giderleri yönünden takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, her ne kadar davacı taraf, davalı borçludan doğmuş ve doğacak alacaklarını dava dışı bankaya temlik etmiş ise de davalı tarafça ihtirazi kayıt olmaksızın ödeme yapılmakla davacının alacaklı sıfatını haiz olduğunu kabul etmiş sayılması gerektiği, nitekim davacı tarafça dosyaya bildirilen birçok icra dosyasına da davalı tarafından ödeme yapıldığı,
bu nedenle davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu kabul etmek gerektiği, icra takibine konu asıl alacak dava tarihinden sonra ödenmekle konusuz kaldığı, ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/(19)11-445 E., 2022/1077 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, alacağın fer'ileri ve icra giderleri yönünden ise davacı tarafça 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 25. maddesi hükmü uyarınca takip tarihinden sonra işleyecek faiz oranı mevzuata uygun bulunduğu,
alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle likit olduğu gerekçesiyle icra takibine konu asıl alacak dava tarihinden sonra ödenmiş olmakla konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, alacağın takip tarihinden sonra işleyecek faiz dahil fer'ileri ve icra giderleri yönünden iptali ile takibin alacağın fer'ileri ve icra giderleri yönünden devamına, faturaya dayalı alacağa ilişkin davacı tarafın davalı tarafı takip tarihinden önce temerrüde düşürmemesi nedeniyle davacı tarafın takip tarihine kadar işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine,
alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'si oranında 123.004,75 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temlik sözleşmesinin 9. maddesi gözetildiğinde davacının aktif husumeti bulunduğu, dava konusu alacağın yargılama sırasında ödendiği ancak icra masrafları ve ferilerinin ödenmediği anlaşılmakla Mahkemece itirazın iptali davasında ödenen asıl alacağın infazda dikkate alınması şeklinde karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasında dava konusu yapılan icra takibine konu asıl alacak dava tarihinden sonra ödenmiş olmakla konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın kısmen
kabulüne, Eskişehir 1. İcra Müdürlüğü’nün 2022/6336 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptaliyle takibin devamına, işlemiş faiz talebinin reddine, yapılan ödemenin infazda gözetilmesine ve asıl alacağın %20’si oranında 123.004,75 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava itirazın iptali davası olup, davalı tarafından takibe konu asıl alacağın davadan sonra ödendiği ve asıl alacak yönünden davanın konusuz kaldığı, işlemiş faiz talebi yönünden ise İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin talebi reddettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile itirazın asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına karar verilmek suretiyle takip talebinde istenen, icra giderleri, vekalet ücreti, faiz ve ferileri yönünden bir hüküm kurulması suretiyle bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1485, K. 2025/6380, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama