İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1490 K.2025/5965

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten…

Esas2025/1490Karar2025/5965Tarih6 Ekim 2025Okuma6 dk · 1.256 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/1490 E., 2025/5965 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Ekim 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/495 Esas, 2024/1948 Karar
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2021/180 E., 2021/810 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.256 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı ... arasında cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişki kapsamında ...'in vermiş olduğu çeklerin karşılıksız çıktığını, senetlerin vadesinde ödenmediğini, adı geçen hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan birden fazla takibin kesinleştiğini, ayrıca müvekkili şirkete doğmuş doğacak borçlarını temin amacıyla ipotek ve kefaletlerin bulunduğunu, bunlarla ilgili de takipler başlatıldığını, icra dosyalarının derdest olup müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini,

davalı ...'ın davalı ...'in müvekkili şirkete doğmuş doğacak borçlarını teminatı olan 13.04.2013 tarihli, 10 yıl süreli, 2.000.000,00 TL limitli kefaletinin bulunduğunu, eş rızasının alındığını, davalıların müşterek müteselsil sorumlu olduklarını, 08.11.2018 tarihli ihtarnameden sonuç alınamaması üzerine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kefaletnameye dayalı başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, davalıların aralarındaki ticari ilişki nedeniyle bahsedilen icra takiplerinden haberdar olan davalı ...'ın borcu ödemekten kaçınamayacağını, davalı ...'ın ayrıca, sahibi ve tek ortağı olduğu ...Tic.

Ltd. Şti. adına kayıtlı taşınmazı üzerinde de ipotek tesis edildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibin de kesinleştiğini, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınmadığını ileri sürerek müvekkili şirketin alacağından, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacıdan aldığı malların karşılığını ödediğini, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... cevap dilekçesinde.

2013 yılında davalı ... ile kurulan adi ortaklık kapsamında, davacının davalı ... adına olan işletmeye açtığı kredi doğrultusunda kendisinden usulsüz bir şekilde kefaletname alındığını, diğer davalı ile ortaklığının sona erdiğine ilişkin 01.08.2014 tarihli protokolün davacıya bildirildiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 583. maddesi uyarınca kefaletinin geçerli olmadığını, kefalet tarihinin el yazısıyla yazılmadığını, davacının alacağını, ipotek ve teminatlardan mal satıp da karşılığını alamadığı kısım için tahsil yoluna gideceğine kefaletname veren kişilere yönelmek suretiyle kötüniyetini,

diğer davalının kira borçlarını ödemesiyle de ortaya koyduğunu, davacının diğer davalıdan olduğunu belirttiği alacağın sadece mal alım satımından kaynaklanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin 30.03.2013 tarihinde davalı ...'in vermiş olduğu çekler ve davacının 01.04.2013 tarihinde tanzim ettiği faturalar ile başladığı, davalı kayıtlarının ve davalı taraf dilekçeleri ekinde sunulu evrakın incelendiği bilirkişi raporuna göre davalı ...'in toplam 6.983.604,58 TL borcunun bulunduğu, davalı ... isim ve imzasına havi 13.04.2013 tarihli kefaletnamenin kendisi tarafından imzalandığı, eş rızasının bulunduğu, kefaletin geçerli olduğu, davacı tarafından davalılar ve rehin veren olarak dava dışı ...

Tic. Ltd.

Şti.'ne 22.09.2017 tarihinde ve davacı tarafından davalılara 08.11.2018 tarihinde noter kanallı ihtarname keşide edildiği, davalı ...'e tebliğinin sağlanamadığı, davalı ...'a 14.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, TBK'nın 586. maddesine göre kefilin, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmesi halinde alacaklının, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği,

taraflar arasındaki kefalet sözleşmesi ve gönderilen ihtarnameler dikkate alındığında, dava konusu kefaletnamenin geçerli olduğu, gönderilen ihtarnameyle davalı kefilin temerrüde düştüğü, davalı kefilin sorumluluğunun müteselsil olduğu,

davalılar tarafından borcun ödendiğine dair bir ödeme belgesi sunulmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 40.000,00 TL'nin davalı ... yönünden 22.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından istinaf edilmiş ise de, davalı ...'in istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usulüne uygun ihtara rağmen davalı asıl borçlu tarafından ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacının ticari defterlerinin incelendiği, davacının, usulüne uygun tutulan ticari defterlerine göre davalı ...'den toplam 6.983.604,58 TL alacaklı olduğu, davalılar tarafından sunulan ödemeye ilişkin evrakın davacı kayıtlarında davalı alacağı olarak yer aldığı,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 222. maddesi hükümleri uyarınca sahibi lehine delil niteliği taşıyan davacı defterleri karşısında, bundaki kayıtların davalı aleyhine dikkate alınması ve bu defter kayıtlarına göre karar verilmesi gerektiği, bu durumda davaya konu davacı alacağının varlığının ispatlandığı, davacı tarafça davalı ... bakımından 13.04.2013 tarihli kefaletnameye dayalı olarak alacak talep edildiği, davalı tarafça kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunun ileri sürüldüğü ancak davalı tarafından imzalanan kefalet sözleşmesinde kefilin sorumlu olacağı azami miktarın ve kefalet tarihinin el yazısı ile yazıldığı,

cevap dilekçesinde ve yargılama sırasında davalı tarafça bu konuda herhangi bir iddia ileri sürülmediği, ticari işlere kefalet durumunda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 7/2 hükmü ile sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı sürece kefillerin borçlu ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağının karine olarak kabul edildiği,

somut olayda kefalet sözleşmesinde kefilin el yazısı ile yazılmamış olsa da matbu müteselsil ibaresi yer aldığından davalı ...'ın kefaletinin TBK'nın 586. maddesinde düzenlenen müteselsil kefalet niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, TBK'nın 586. maddesi uyarınca, kefilin yükümlülük altına girmeyi kabul etmesi halinde, alacaklının, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği,

davadan evvel açılan icra takipleri kapsamında asıl borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunduğunun anlaşıldığı, müteselsil kefile başvuru koşulları oluştuğundan davalının aksi yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı, davalının ortaklığının sona ermesinin de kefaleti sona erdirmeyeceği, davalının arabulucuya başvuru şartının yerine getirilmediğine ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava; ticari ilişkiden kaynaklandığı ileri sürülen alacağın tahsili talebine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, davacı ile davalı ... arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı belirtilen alacağın bir kısmının, davalı ... ve bu davalı lehine verildiği belirtilen kefaletnameden dolayı diğer davalı ...'tan müteselsilen tahsili talebine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalılardan ...'in davacıya borçlu olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre kefil olan ...'ın kefaletinin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

İlk Derece Mahkemesince, davalı ...'in davacıya toplam 6.983.604,58 TL borcunun bulunduğu, davalı ...'ın kefaletinin geçerli olduğu, ihtarname ile temerrüde düşen kefilin sorumluluğunun müteselsil olduğu, davalılar tarafından borcun ödendiğine dair belge sunulmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalılardan ...'ın istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince, ticari kayıtlara göre davacı alacağının varlığının ispatlandığı, davalı ...'a ilişkin kefalet sözleşmesinin TBK'nın 586. maddesi ve TTK'nın 7. maddesi hükümlerine göre geçerli olup mütelsesil kefalet niteliğinde olduğu gerekçesiyle esastan reddedilmiştir.

Davalı ..., cevap dilekçesinde kefalet sözleşmesindeki kefalet tarihin kendi eli ürünü olmadığını da ileri sürerek kefaletin geçersiz olduğunu savunduğu gibi, bilirkişi raporuna itiraz/beyan dilekçesinde de imza, tarih ve mütelsesil kefalet ibaresi yönünden bilirkişi incelemesi talep etmiştir.

TBK'nın kefaletin şeklini düzenleyen 583/1 hükmü. "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.

Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." düzenlemesini havi olup, mahkemece davalının yukarıda belirtilen savunması üzerinde durularak, kefalet sözleşmesindeki tarihin davalı ... eli ürünü olup olmadığı, yöntemine göre, gerekirse bilirkişi raporu alınmak suretiyle araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı ...'ın bu yönde bir savunmasının bulunmadığı,

kefaletin geçerli olduğundan bahisle eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1490, K. 2025/5965, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1490
Karar No
2025/5965
Tarih
6 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1503 K.2025/4954
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1508 K.2025/6215
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1509 K.2025/6220
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1516 K.2025/12613
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1533 K.2025/8410
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1551 K.2025/6018

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.